7 Ekim 2017 Cumartesi

Movie Park klasiği

Movie Park artık bizim aile  klasiklerimizden biri oldu.Yeğen Şeyma'yı gezdirme bahanesiyle geçen haftasonu yine bir ziyaret edelim dedik kendisini. Cocuklar orada binecekleri oyuncakların , Yasin orada gumleteceği yemeklerin, bense akşam yorgun argın otele gelip o yatağa ev temizle topla sıkıntısı olmaksızın gömülmenin hayalini kurarız yol boyu.Yeğen Şeyma ne kurdu bilmiyorum , artık neyle karşılacağını bilmediği için:)

İlk gidince Movie Park da bize klasiğini gösterdi ve  o bitmek bilmeyen muson yağmurlarıyla karşıladı. Birşeylere biniyoruz ama ne zevk alıyoruz ne de mutluluk..Zaten ellerimizde şemsiyeler ve 15 kiloluk erzak çantası.Bir yerlerde birşeyler unuta unuta üşüye üşüye ıslana ıslana geziyoruz.Paramız da  ziyan olmasın diye artık iyice duştan çıkmışa dönene kadar bindik ne varsa;)En son deliye bağladık bindigimiz son 3 oyuncak ıslatmalıydı.Ve Dora denen son oyuncakta artık Yasin , kıyafetindeki son kuru alanını da ıslatmak için resmen sulara kucak açtı:)) Çok komikti .Otele gelince yatağa girmemle uyumam arasında bir dakika bile yoktur.

Ertesi günü yine bir klasiktir güneşli hava bizi bekler.Akşama kadar da yağmur yagmadı hava gayet guzeldi. Artık akşama kadar Allah ne verdiyse bindik.Sonra Mr Chicken' in 4 katlı galiba merkez binasını da bulduk .Yolda ,eve gelene kadar herkes ne istiyorsa onu seçip dinledik.
Eve geldiğimizde 3 sepet çamaşır beni bekliyordu ama olsundu..

26 Eylül 2017 Salı

Omuz kollar sırt vb..:)

Şu aralar bir koşturmadır bir telaştır gidiyor bilog, Ankara'dan yeğenim geldi sınırlarımın uç noktalarını bir deniyorum bakalım nerelere çıkabilecek!

İlk gezi Kassel Wilhelmshöhe' da Avrupa'nın en büyük dağ parkındaydık.Burda aklımızı kullanmayarak cezasını ayacıklarımıza çektirdik ve yokuş yukarı doğru çıktık dağa.Ve kötü haber, önce otobüsle yukarıya çıkıp oradan aşağı doğru zıplaya zıplaya inebiliyormuşsun! Zınk.Ben yukarıdan inenlere hayran hayran bakarken keşke Şeyma fotoğrafımı çekseydi ibretlik bir sahneydi

Sonracıma bir Frankfurt macerası yapalım dedik , şehrin içine doğru süzüm süzüm süzüldük, en yüksek kuleye çıktık , çıkmak için bir sürü para verip 5 dakika sonra sıkıldık ve  indik ! 10 km den fazla yürümüşüz .

Kletterpark Marburg'a gittik , cidden eğlenceli, tamamen ağaçların üstünde  parkurlu bir alan .Biz , kızışla yapabileceğimiz her parkuru  yaptık.Bir gün öncesinde omzum tutulduğu için ertesi gün yorgunluğunu da hissetmedim uyuştum sanırsam artık acı hissetmiyorum bilog.Tabiiki her Türk gibi biz de "Burayı Türkiye'de açacan kesin tutar" "tutar mı acaba " muhabbetleri yaptık bol bol.

Bugün de Marburg'taydık.Marburg'u severim küçük tatlı sevimli bir şehir.Yine yürüdük ve benim vücut uyuşuk olduğu için birşey hissetmiyorum.Yani burun çok fazla süre aynı kokuya maruz kalınca koku yorgunluğu oluyor ve artık o kokuyu alamıyorsun ya işte öyle birşey oldum zannımca

He unutmadan hayatımda yediğim en güzel cheesecake'i yedim.Marburg Vetter cafe idi yanılmıyorsam.Kendisi fî  tarihinden kalma bir kafe olup müşterisi de +60 !

İnşallah haftasonu  da bir Moviepark maceramız olacak ve orayı  vücudumun kabul edip etmeyeceğini de merak ediyorum:)

20 Ağustos 2017 Pazar

İşte geldim burdayım

6,5 hafta Türkiye 'de kalmış , 35-40 derecelerde ter dökmüş, parklarda bahçelerde çarşılarda gezip tozmuş,bir almancı Türkiye'de ne yapabiyorsa hepsini yapmaya çalışmış biri olarak yazıyorum.Geldiğim gün Allah'tan güneşliydi de buhrana girmedim..

Çorum güzel, Antalya güzel, Eskişehir güzel..Hasret kaldığın şeyin kötü tarafını görmezsin ya , herşey mükemmel işte.

Çorum'un tozları arabamızı ,pardüsemizin uçlarını,çocuklarımızın ayakkabılarını pisletsin.Antalya'nın yakıcı sıcağı, nemi bunlattıkça daraltsın, Eskişehir'in bitmek bilmeyen mahalle düğünlerinin kasap havası kulakları paslatsın, sıkıntı mı , sorun mu?

Ve buluşma yine yeniden, ve yine çekirdekli, kahveli o dantelli masa.
Birbirimize anlattıkça eski günleri, yeniden yaşamak hem de tam da burnumuzun ucunda.Evet ben de hatırlıyorum çocukken denize girdiğimiz simitin markasını, seyrettiğimiz çizgi filmin şarkısını, ablamın nişanında giydiğimiz elbiseleri..konuştukça açılıyoruz , açıldıkça yaşıyoruz.Ne güzeldi ,güzeldi be herşey!

26 Haziran 2017 Pazartesi

Ramazan bereketi

Bir Ramazan ayını daha geride bırakmışız.Artan meşguliyetler,  konu komşu , eş dost , çocuklar ve programları, koşuşturmacalar, ütü, çamaşır, bulaşık ..Boş zamanlarınızda ne yaparsınız ? diye soran olursa bön bön bakar kıvama gelmişken , bir çırpıda geçip gitmesin miydi ramazan?!
İbadetler asla birbirinin tekrarı olamazken, orucumuz da yerinde saymaz.Ramazan her sene farklı bir hali hatırlatır, çünkü geçen seneki biz değilizdir , her sene değer yargılarımız değişir.Bir senesi şahane sahurlar yaşamıştım, bir daha o lezzeti alamadım, ancakbe sene  daha farklı bir lezzet keşfettim.Bu sene ramazanı insanlarla birlikte yaşamaya çalıştım.Uzak şehirlere sohbete gittim."Diğerleri"nin neler hissettiğini anlamaya gayretlendim.Dersler aldım.

Yine cüzlerimi yetiştiremedim ama anlamaya niyetlendim.

Kızımla yaptığımız takvimde her gün bir cocuğun gözünde yeni bir heyecan gördüm.

Oğlumun sıcak yaz günleri saatlerce oruç tuttuğu günlerin çoğalmasına sevindim.

İftara misafir aldım , yemekler artmasın diye uğraştım, çabaladım.

Yine Yunus Emre seyredip bir tekkede mürid olmanın hayalini kurdum. 

Ne diyordu NFK , hac Mekke'den dönünce, oruç ramazan bitince başlar..Cümlenin bilincine varmak duasıyla

3 Mayıs 2017 Çarşamba

İstanbulmaca6

Kendimizi arapça konuşulan bir ülkeye turist gelmişiz gibi hissettik.Misafirlerimiz o kadar sevmiş , o kadar yerleşmiş , o kadar rahat etmiş..Bu iyi bişey.İnşallah yakın zamanda temizlik düzen gibi alışkanlıklar da edinirler.Bu daha iyi bişey olur

İstanbulmaca5

Evin terkedilmişliğini saklarcasına yerleşen mor salkımlı ağaç , seni de unutmadık.Heybeliada

İstanbulmaca4

Çikolata - Kahve'nin ünü yayıldıkça yayılıyordu.Ve çikolatalı kahvesini içince sebebini anladık.Ayrıca 3 katı da ayrı güzel ve şahane parçalarla dolu

İstanbulmaca3

İlk günler sabahın 6' sında uyanıp Sultanahmed'e süzüleviriyordum..Sonra geçti.

Istanbulmaca2

Süleymaniye'de yıldızlar arza inmiş sanki .Öyle büyüleyici.Peki neden cemaat yok!!!??

İstanbulmaca1

Biz Türkler çaktırmadan çöplerimizi biryerlere atma yolunda nasıl da emin adımlarla ilerliyoruz ..Bir gösterge

İstanbul'da bahar

Blogcum..Şu an İstanbul'dayım.Stop. Anlatacak şeyler var..Stop.Görüşürüz.Stop
Resim Sultanahmed'den çiğ bir sabah vakti

8 Mart 2017 Çarşamba

Parlıament sinema geceleri

Son umut ( das versprechen eines Lebens)
Kısa notlar :
Türklerin yerilmediği bir film .Cem Yılmaz (rolünün azlığından da olabilir ) biraz sönük kalmış. ( Hey 15'liyi söylerken , Haydee gidelum kadar içten değildi , tutuk biraz )
Gerçek bir Türk kadını  oynayabilirdi ,esas kadın rolünü bir rusa vermeleri olmamış.

İnce güzel sahneleri var ,ölmek üzereyken şehadet getirmeleri , İstanbul'un mekanlarını detaylandırmaları, Türk'lerin yardımseverliğinin ön planda olması ..

Türkiye'de çok ses getirmemesinin nedeni ,maddi olarak çok para harcanmamış olması olabilir , sahnelerdeki sahtelik dikkat çekiliyor

Seyredilir..

6 Mart 2017 Pazartesi

41 kere maaşallah! Bu başlığı çok aramadım :)

Gel gelelim 41 yaşına gelen sevdiğimize..Kendisini biraz yaşlanmış , yorulmuş hissetse de hayatın gerçekliği bu ..yaşlanıyoruz.En önemlisi arkanda neler bıraktığın.Her sene daha bir olgun , daha bir anlayışlı bir eş görüyorum karşımda şimdi.Hatta benim hırçınlığım arttıkça onun da dinginliği artıyor gibi:) Daha önceki hali olsa böyle yapmazdı dediğim zamanlar oluyor , yaş kemale eriyor dedikleri bu olsa gerek

Bereketli bir seneyi geride bıraktık, benim hacca gidişim (ki bu zaten çok büyük bir teşekkür sebebim ) , kendisinin umreye gidişi , yeni ev, yeni araba , Türkiye tatilimiz ..şükür sebeplerimiz saymakla bitmez.Üzüldüğümüz kırıldığımız şeyler olduysa da hepsini unutmak büyük da büyük nimettir.Bakalım bu sene neler var listede

En çok ne yedi ; bu her sene değişmeyen bir durum , kopyala yapıştır yapabirim hersene yazmama bile gerek yok..Döner

Şu meleti kıskanıyor muyum neyim çözemedim ? Kendisini yiyemez oldum hoşlanmıyorum

En çok neye sinirlendi , şu an güncel durum olduğu için daha çok aklımda kalan ev taşıma işlemlerinde yolunda gitmeyen tamir işleri ..  Mahmudu andık da andık..

En sevindiği  , umre yolculuğu oldu.Özlediği yerleri gördü , tazelendi .

Spor güme gitti , diyetler yalan oldu , gözünde dönerler uçuştu..Yukardaki giyilmeyen kot  pantolonlar  bir türlü gün yüzü görmedi.

Arabasına bayıldı , hakkıyla süremedi:)

Ben hactayken çocuklara beni aratmadı , iyi baktı ..kendine de öyle

Amazon prime'la filmler fora diye niyetlendi , açtı.. gezdi.. kapattı , yine dizi izledi:)

Sen mutlu olunca ben de mutlu oluyorum diyosun ya..Ben de öyle.O yüzden biz hep mutlu olalım inşallah , dünya ve ahirette..


5 Mart 2017 Pazar

Kıdım da kıdım

Taşınma telaşımdan kızımın doğum gününü atlayacağımı sanma blog, 6 yaşına girmiş neler yapmış neler yemiş neler içmiş kaydedelim.

Kızım bu sene tam bir yetişkin edasıyla çok iddialı cümleler kurmaya başladı. "Ben onu sevmem , ben onu yapmam , düşmem ben, onda hoşlanmam  " ..Bu halleri neyi ifade ediyor bilimsel olarak bilemiyorum tabii ama biz anneler olarak bu tavırlara , dik başlılık , dikkafalık , inatçılık diyoruz .Belki de çocuk kendini oluşturmaya ve kabullendirmeye çalışıyordur..

Yeni okul , yeni arkadaşlar yeni eğitmenler aslında kolay adapte olduğunu söyleyebilirim.Gittiğim veli toplantısında da bu yönde olumlu şeyler duydum.Kızımız arkadaş canlısı ve sosyal bir tipmiş.Yardımsever ve canayakınmış. Bunu duymak güzel.Şimdi yeni taşındığımız evde karşı komşunun kızıyla hemen bir arkadaşlık kurması da memnun etti beni.Arkadaşlarına da ara sıra posta koyması da var tabii

Bazen de pamuk gibi bir kalbi olduğunu görüyorum.Abisi bir gün eve üzgün geldi ve parasının hepsini harcadığını ,sonrasında arkadaşının ona 50 cent borç vermediğini ve susuz kaldığını gözleri dolarak anlattı. Hafsa Selin az sonra elinde kumbarasından çıkardıgı 50 centlerle geldi ve bunları abime veriyim dedi gözleri dolarak.Bu sahneyi unutmam mümkün değil..

Başkasını mutlu etmeyi seviyor.Arkadaşlarına sevdiği şeylerden vermek istiyor. Abisi ,dedemizin sırt kaşıyıcısını kırdığında , düşündüğü ilk şey iki tane sırt kaşıyıcısı almak, birini dedesine  vermek oldu.

En çok neler sevdi ; makarna , mercimek çorba ,benim ekmeğe batırıp yedirdiğim sebze yemekleri ..aslında hala yemekle arası yok.

Ne izledi , şu youtube çocuk starları , ninjago , baba candır  ve favori Diriliş Ertuğrul 


Ne oynadı , artık oyuncaklarla oynamıyor , ancak arkadaş bulduğunda playmobil , minişler ve beraber oynadığımız okey,uno  skippo   

Tatlım canım kızım hep böyle sevimli kal , kemçük ağızlı ol, bazen huysuzluk yap ama bazen , ipin ucunu kaçırmadan..Özgüven tavan , forsun havan , bi  uçan bi de kaçan..



5 Şubat 2017 Pazar

Düşün taşın , çoktur işin!!

13 yıldır yaşadığım evden taşınıyorum bilog.Bir oda daha fazla (ki bu da taşınma sebebim ) bir eve geçiyorum. Ve de iki çocuğumu büyüttüğüm bu evden ayrılmam kolay olmayacak sanıyorum.

Çocukken bile ilerde hatırlamak üzere bir sürü şey saklardım. Devlet dairelerinde "Yangında ilk kurtalacak " dolabı gördüğümde; ben de böyle bir dolap hazırlasam ilk kurtaracaklarım bu hatıralar olur diye düşünürdüm.

Çoğu kez geçmişe seyahatlerim olur.Kendimi aval aval tavana bakarken bulurum.Babaannemin tesbihi , dedemin pasaportu, babamın maaş bordrosu, çocuklarımın ilk saçı , eşimin bana hacta verip " al bunu sakla " dediği poşet parçası :) niceleri.. Severim hatırlamayı

Ben şimdi bu evden ne götürsem , kapıyı açar açmaz aldığım yemek kokularını nasıl saklasam, acı tatlı anımıza sessiz şahit duvarları  nereye sığdırsam..

Eşya koymak için bile yeterli koli toplayamamışken hâlâ ( Topladıklarımı da kızım oyuncağa çeviriveriyor:)Çok işim var bilog

28 Ocak 2017 Cumartesi

Her güne bir oyun 5

Kahve ahalisinin yeşil masaörtüleri üzerinde oynadığı sabıkalı bi oyun,  taşları akla geldiğinde bile sigara kokar , ve sonunda birşey için oynanıyorsa haram kategorisine girer  ama çocuklarla evde  masumca okey çevirdigimiz doğrudur. İtiraf edeyim çok zevkli eğlenceli birşey.Hafsa Selin bile mantığı çözdü , okey taşı varsa  arkasını çeviriyor yani o kadar..:)Yalnız sahte okey hakkında biraz calışmamız gerek , mantığını kavrayamadı.
Hele o taşlar geldikçe yüzündeki heyecanı ,kendinden geçmesini  otur izle:)

Ps:Okey takımımız sıfır , ve evet o beklediğim siyah sekizli geldi:)

19 Ocak 2017 Perşembe

Her güne bir oyun 4

Bugünkü oyunumuz Zwergenwald ( Cüceler ormanı)Bu oyunu kendisi seçmişti. Hani şu youtubeli küçük artistlerden biri oynamış da oradan begenmiş.Oyunun sevdiğim yanı kısa sürmesi:)
Aslında hafızaya dayalı, cüceleri mıknatıslı bölgelere yapıştırmadan güvenli bir şekilde yerlerine yerleştirmek.Bugün beni yendi ve biz artık masusçuktan yenilme yaşlarını geride bıraktık .Mağlubiyetler gerçek:)

18 Ocak 2017 Çarşamba

Her güne bir oyun 3

Bugün de elişi malzemelerini düzenlemeye karar verdik.Şu küçük bölmeli kutu herşeyi topladı .Arkasında da bir bu kadar daha bölümü var.

En son ufak bir hata gördü"Anne sen de hiçbirşeyden anlamıyosun" deyip ağladı. Bir yerde çift sayılı yaşlara dikkat edin en hırçın dönemler onlar diye duymuştum, yaşıyorum:\

16 Ocak 2017 Pazartesi

Oğlum 12 !!

Oğlum 12 yaşına gelmiş bir doğum günü postasıyla aramızı ısıtalım senle blogcum.Ne varsa sende var

Oğlum bu sene bence hala ergenliğe girmedi.Yani bu benim tespitim.Böyle sinir nöbetleri, kapı çarpmalar ,anne babayı dinlememeler filan başgöstermedi maaşallah.Yani Allah esirgesin  inşallah böyle olmaz tabi.

Kardeşiyle genel manada iyi anlaştı.Büyüklük yaptı.Alttan alan taraf oldu.Ama hakkını da bizim cadıya  karşı yedirmedim Allah için.

Genelde hareketli olup pc  başında bir taşa dönüştü.Baba Candır  ve Ertuğrul seyrederken iki dakka oturmadı.Kız kardeşiyle  Diriliş Ertuğrulculuk oynadı:)

İstediklerimizi genel manada ( yani çoğunu birkaç defa tekrarladıktan sonra ) yaptı.Merhametli oldu üzmemeye çalıştı.Yani en çok bu sene " Benim oğlum artık büyümüş " dediğim yıl oldu.Ayrıca çoğu konularda ona fikrini sorduğum bir yıldı.Çoğunda onun fikrini merak etmesem de sordum:) İtiraf ..Ne demiş Peygamberimiz 6 yaşa kadar oyna , 10 yaşa kadar arkadaşlık et , 10'dan sonra fikir danış.

Okul bu sene biraz tıkır .Yani buradaki okul sisteminin aşırı rahatlığından ( Gerçi Türkiye'nin zorlamacı ve sınav eksenli baskıcı tarzına göre tercih edebilirim )kaynaklı bir rehavet oldu tabii.Yine de kötü değil

Gelelim en'lere:

En çok ne yemeği sevdi: Tabiiki döner ,baba pizzası, anne tavuğu , salata , sucuk ekmek, pop corn ,tuzlu salatalık, tadım tuzlu çekirdek

En çok ne severek izledi: Tartışmasız Diriliş Ertuğrul, Baba Candır , Sinemada seyrettiği filmler de oldu olmasına da , bir Spiderman  olamadı.Auf Streife , Der Marsianer , Youtube karakterleri favori oldu.

En çok ne onu eğlendirdi : Tabiiki ps4 başında call of Duty , minecraft , ve son gözdesi Ark Survivor

En sevdiği mekan : Gittiğimiz tatile bayıldı .Modern sarayda hepi topu 5  gün kaldık bir sene yetti.

En severek gittiği : yüzme havuzu , Yeğeni Hatice Elif'in evi ,cami !! Buraya yazar bir ünlem koymuştur

En sevdiği espri : Dr. Döner  deyip Haluk gibi gülmek , Ural bakışı ..Ayrıca bazı esprileri de beni güldürüyor ciddi ciddi:))

Oğlum daha nice hayırlı güzel yaşlar , beraber geçireceğimiz güzel yıllar versin Rabbim bize..

14 Ocak 2017 Cumartesi

İlk göz ağrım blog!!

Öyle bir ayrı kalmışım ki , şifreyi unutmuşum :/  zor girdim

Arsiv

FEEDJIT Live Traffic Feed

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...