6 Mart 2018 Salı

Gerçekten bir 42 sin

Bugün doğum günün ve ben  bu yazıyı İsviçre trenden yazıyorum.Vakitsizlik nasıl da kendini belli ediyor özellille bu son yıllar sen de ben de en çok vakitsizlikten dem vurmuyor muyuz?

Yasin 42 yaşını doldururken güzel bir seneyi arkanda bıraktın bence.Ozellikle son 6 ayı senin için maceralı ve sürprizli geçti:) Benim doğum günün için kendini bu kadar paraladın ama bu seni de çok mutlu etti o kadar eminim ki:)

Türkiye'ye gidiş, afiyetle yediğimiz gıdalar, yaptığımız ziyaretler,  Alanya tatilimiz ,Şeyma yeğenle yine Moviepark ziyaretimiz başlıca aksiyonlarımız olmuş.
Ayrıca bu sene hayatında bambaşka harika bir rekor kırdın.

Şimdiye kadar olduğun en fazla kiloya ulaştın, bu yıl bu açıdan benim için kara listede kalacak , umarım bir daha bu rakamın yanından bile geçmezsin.

Cami yönetimine yine yeniden hızlı ve yüksek bir giriş yaptığın bir sene oldu.Başta yazdığım bu zamansızlık her ne kadar çoğu  işleri sekteye uğratsa da en azından kapısından girdin.Senin için zamansızlığın vurmadığı tek alan sanırım diziler..Ne yapıp edip 3 saate yakın süren tüm dizilerini başarıyla yetiştirmen de merak konusu benim için:)

Pek memnun olmasan da  yeni bir telefon sahibi, tevafuken olsa da bir kahve makinası sahibi oldun.Keşke arabayı aldığın dönem, bana dün bahsettiğin aydınlanmayı yaşasaydın ikinci bir arabamız daha olacaktı ve sen işe arabanla gitme imkanı bulacaktın.Neyse naasip, belki o günler de gelir.

Bu sene ayrıca çok değerli bir alışkanlığın oldu.Kızının ellerinden sütlü Türk kahvesi içmek..Son zamanlarda senin de dediğin gibi sıkılsa da yapmak istemese de en azından bu zevki tattık.

Sen bu dört yazıyı da aynı dakikalarda okuyacaksın büyük ihtimal.Yazacak belki daha çok şey vardır ama şu an aklıma gelenler bunlar.Her geçen sene  seni daha çok seven biricik eşin Selcan:)

4 Mart 2018 Pazar

7 yaş lezzeti

Hafsa kızım 7 yaşına gelmiş , biraz büyüdüğünü bize kahveler yaparak hissettirmiş, ama hala el bebek gül bebek, evin büyümeyen küçüğü kalmayı tabiikide başarmış.Ayakları hala piyak, elleri hala melek, pijama kokusu hala sirke, yani heryerine bir isim taktık öyle avunuyoruz işte bebekmiş gibi.Öyle ki benim ayaklarım özel, ellerim özel filan diyor garibim:)

Mini mini birler sınıfında yerini aldı, arkadaşlarının arasında sevildi, ödevlerden çok hoşlanmasa da elinden geleni yaptı.
Bir ara okula gitmekten nefret etmeye başladığı anda annesi de derslere girdi , öğretmene yardımcı olduğundan artık haftada bir  annesinin de derste öğretmene yardımcı olmasına vesile oldu.Okul sonrası kursu hiç sevmediği için yarım dönem gitti sonra bitirdi.

Becerikli maharetli eli işli ..Aklına birşey taktı mı yapar, organize eder, ama herkesi de memnun etmeye çalışır.Arkadaşlarını mutlu etmeyi sever, bazen kendi isteklerinden feragat eder.

Bu sene Türkiye'de yüzmeyi öğrendi, okumayı yazmayı öğrendi , ağlamayı geri planda bırakıp çözüm yollarına gitmeyi öğrendi.Büyüdü sanmayalım diye de tatil günleri anne babasının yanında yatmaktan asla vazgeçmedi.

Çizgi filmleri bıraktı, artık dizilere sardı, Selena , Söz ve Ertuğrul en sevdiği oldu, bölümleri iple çekmek şöyle dursun, fragmanlarını bile izledi, kamera arkası çekimlerini merak etti, Ateş Açar'ı beğendi (Babasının hoşuna gitmese de) .

Cam kızım canan kızım çiğdemim pidem börülcem, kıdım , balpeteğim.Seni çok ama çok seviyoruz her haline maaşallah


Taha'cım Bilal'cim 13


Tahacım Bilalcim 13 yaşında bir delikanlı, 1.70 civarı boyuyla 44 numara ayakkabısıyla, dizindeki  gelişim ağrılarıyla , horoz kıvamındaki ses tonuyla tam bir ergen olsa da hala elinin altında futbolcu oyuncaklarıyla , kardeşiyle saklambaç  oynayan , tam bir kuschel ( sarılmacalı) bir tip.

Ergen olduğunun göstergelerinin tabiiki de sonuna kadar hakkını veriyor, ödev yapmama, derslere önem vermeme, öğretmenlerinden eve gelen mektuplar, yerli yersiz horozlanma, gereksiz hareketler herşeyiyle tam yani:) Bir de mütemadiyen kapanmayan bir çene.
Yanında kimse olmasa da kendi kendine konuşarak da olsa günlük dozajını fazlasıyla aşmayı başarır benim oğluşum.

40 hadis ezberledi ya, ara sıra bu hadisleri yüzümüze çarpar bizi şaşırtır. Kendisi mükemmel ve biz hatalıyızdır çünkü yaşı gereği bunu düşünmek zorundadır.

Bu sene tatilde bol bol eğlendi , moviepark'ta ıslandı, diz ağrısı çekti , karneden yana bedbaht , sevgiden yana hep şanslıydı, ona herşeye rağmen çok değer veren annesi babası ve kardeşi vardı .

30 Ocak 2018 Salı

36 ya doğru

35 yaşına geldim öyle böyle blogcum.Her sene buraya da yazdığım gibi dogum günlerimde eşimin sürprizleri beni  karşılar o gün.O gün sabah erkenden akşama kadar her an herşey olabilir.Yani tetikte beklerim şimdi ne olacak acaba diye.Ama bu sene doğum günümde beynimle kalbimle tüm hücrelerimle  hissettiklerim yaşadıklarım çok farklıydı ve sanırım bu duyguyu ömrümün sonuna kadar unutamam.

Aslında çok uzun hikaye,  6 ay öncesinden başlıyor .Tabi ben oraları bilmiyorum sonradan geri sararak anlayabiliyorum ancak.

Gece 12.30 ... Bir telefon.Kayınpederim aradı ve lavabonun tıkandığını ve pompaya ihtiyaç duyduklarını , görümcemle almaya geleceklerini söyledi.
Yarı kapalı gözlerimle kalktım namaz başörtümü ve eteğimi çektim.Aradan çok geçmeden zil çaldı. Kapıyı açtım.Karşımda annem , yengem ve 5 yaşında yeğenim:)
.Bir yandan video çekiyorlar sonradan seyredince kulak tırmalayıcı bir çığlık atıyorum.Gece gece insanları rahatsız etmeyim diye düşünüyorum galiba:) Bir yandan da pompa deyip duruyorum işte.
Sonradan söylediler bu pompa işini de videoda pijamalarla çıkmayım diye ayarlamışlar .O da K validemin aklıma gelmiş.Organizasyonda aileden herkes arı gibi calışmış.Aylar süren bir emek var sonuçta ortada. O gece uzun bir zaman ellerim soğuktu ve kalbimin çarpmasından uyuyamadım:)

Herşey 6 ay önce Türkiye'de  başlamış.Bu sene Almanya'ya gelin diye ben herkese ısrarla  çağırırken eşimin aklına  "neden ben herşeyi ayarlayıp sürpriz yapmıyorum ki biricik karıma "diye düşünmüş (Böyle dememiş de olabilir tabi de ben işte süsleyim burayı:) .Ve hemen çalışmalara başlamış.Annemin sorunu yok yeşil pasaportu var da yengem ve yeğenim için istek çıkartmış ( Buradan istek yapmazsa gelemezler) Fatma da ( yengem olur) pasaport ve vize işlemleriniuzun uğraşlar sonucu halletmiş ve yolculuk zamanı böylece gelip çatmış.

Uçağa binecekleri gün eşimin asıl  planı, beraber önce Frankfurt'ta biraz gezdikten sonra Türkiye'den Almanya'ya gelecek bir arkadaşına ( Kartallılar grubundan) sipariş ettiği telefonu  gidip havaalanından almaktı.Biz havaalanına gidince işte olacağı var ya, annemlerin bindiği o uçak pilotlarından bir tanesi bayılmış ve  Belgrad'a acil iniş yapmış ve ancak gece 10.00 gibi Frankfurta ineceği anons edildi.

Bana göre herşey gayet normaldi ve sakince "Arkadaşın bize postayla yollar artık " deyiveriyordum " rahatlıkla. Orada bir kriz yönetimi yapmış ve benden gizli açtığı Wats app gruplarına durumu bildirmiş. ( Telefonunun şifresini değistirmesi benim kariştırıp mesajları görmemem içinmiş ,hoş ben onun telefonuna ellemediğim için bu detay da  çok önemli olmadı).Gerci bu sırada  o yuzündeki küçük belirtiden birşeyler sezdim ama "Bu telefonu kim getiriyor Yasin , bir insan mı getiriyor Yasin " diyebildim o şaşkınlıkla

Annemler buyük sıkıntılar içinde Belgrad'ta saatlerce beklerken ben Frankfurt'ta bir güzel yemek yiyordum. O esnada telefon çaldı Hüseyin abi ( işveren) Yasin'i saat 21.00 de işe çağırdı. Ben aval aval bakarken bu da planın bir parçasıydı tabiiki .Birilerinin annemleri çaktırmadan almaya gitmesi gerekiyordu o da  Yasin olacaktı.

Evet bütün bunlar bir oyunmuş, işe gidiş,Türkiye'den  telefon getiren arkadaş, Frankfurta gezmeye gidiş, pompa meselesi ( o da kameraya beni çekerken başörtülü çıkmam içinmiş ve fikir k.validemden çıkmış )

O geceye ikiye kadar uyayamadım , şu hayatta her an herşey olabilirdi ve evet bu şekilde bir ziyaret çok daha heyecan verici ve unutulmaz oldu.

3 Kasım 2017 Cuma

Unutmak mı , önemsememek mi?

"Benim oğlum, biz ne dersek onu yapar" ! Evet bu benim oğlumdur ve bu cümle aslında her zaman olumlu birşey ifade etmiyordur.
Aile:Oğlum, ödevin var mı?
Çocuk: Evet , var

İşte biz bu sorudan sonra başka sorum yok hakim bey deyip çekiliyorsak, o ödev o gece asla yapılmaz.Çünkü çocuktan istenen sadece ödevin olup olmadığı sorusunun cevaplanmasıdır.Devam edelim o zaman.

Aile: Hangi ders?
Çocuk: Almanca Matematik
Aile: Tamam Almanca'dan başla o zaman

Evet komut verildiği için çocuk ödevinin Almanca kısmına başlar.Bitince de eğer yeni bir komut almazsa o gece diğer ödeve geçmez.

Aile: Almanca bitti mi
Çocuk:Evet bitti
Aile: Matematiğe geç o zaman.

Belki pek çok çocuk böyledir, belki de daha da kötüsü komut aldığı halde yapmıyorlardır ama bu hal insanı öyle yoruyor öyle yıpratıyor.  Kendi kendine birşeyler düşünüp yapacağı günleri hasretle bekletiyor.

Yemek esnasında yemeği unuturken , alt pijamayı giyip üst kısmını unuturken , kalem kutusunu dosyalarını suyunu çantasına koymayı defalarca unuturken defalarca yüzlerce binlerce kez hatırlatırsın.Yarın yine aynı şeylerin olacağını bile bile.

Bıraksam bir gün boşversem , ne olacaksa olsun desem, sonuçlarına katlanabileceğimi sanmıyorum.Söylenmemiş veya  çalışılmaya unutulmuş ya da önemsenmemiş derslerin kötü sınav notları elime geçeceğinden şüphem yok maalesef.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Movie Park klasiği

Movie Park artık bizim aile  klasiklerimizden biri oldu.Yeğen Şeyma'yı gezdirme bahanesiyle geçen haftasonu yine bir ziyaret edelim dedik kendisini. Cocuklar orada binecekleri oyuncakların , Yasin orada gumleteceği yemeklerin, bense akşam yorgun argın otele gelip o yatağa ev temizle topla sıkıntısı olmaksızın gömülmenin hayalini kurarız yol boyu.Yeğen Şeyma ne kurdu bilmiyorum , artık neyle karşılacağını bilmediği için:)

İlk gidince Movie Park da bize klasiğini gösterdi ve  o bitmek bilmeyen muson yağmurlarıyla karşıladı. Birşeylere biniyoruz ama ne zevk alıyoruz ne de mutluluk..Zaten ellerimizde şemsiyeler ve 15 kiloluk erzak çantası.Bir yerlerde birşeyler unuta unuta üşüye üşüye ıslana ıslana geziyoruz.Paramız da  ziyan olmasın diye artık iyice duştan çıkmışa dönene kadar bindik ne varsa;)En son deliye bağladık bindigimiz son 3 oyuncak ıslatmalıydı.Ve Dora denen son oyuncakta artık Yasin , kıyafetindeki son kuru alanını da ıslatmak için resmen sulara kucak açtı:)) Çok komikti .Otele gelince yatağa girmemle uyumam arasında bir dakika bile yoktur.

Ertesi günü yine bir klasiktir güneşli hava bizi bekler.Akşama kadar da yağmur yagmadı hava gayet guzeldi. Artık akşama kadar Allah ne verdiyse bindik.Sonra Mr Chicken' in 4 katlı galiba merkez binasını da bulduk .Yolda ,eve gelene kadar herkes ne istiyorsa onu seçip dinledik.
Eve geldiğimizde 3 sepet çamaşır beni bekliyordu ama olsundu..

26 Eylül 2017 Salı

Omuz kollar sırt vb..:)

Şu aralar bir koşturmadır bir telaştır gidiyor bilog, Ankara'dan yeğenim geldi sınırlarımın uç noktalarını bir deniyorum bakalım nerelere çıkabilecek!

İlk gezi Kassel Wilhelmshöhe' da Avrupa'nın en büyük dağ parkındaydık.Burda aklımızı kullanmayarak cezasını ayacıklarımıza çektirdik ve yokuş yukarı doğru çıktık dağa.Ve kötü haber, önce otobüsle yukarıya çıkıp oradan aşağı doğru zıplaya zıplaya inebiliyormuşsun! Zınk.Ben yukarıdan inenlere hayran hayran bakarken keşke Şeyma fotoğrafımı çekseydi ibretlik bir sahneydi

Sonracıma bir Frankfurt macerası yapalım dedik , şehrin içine doğru süzüm süzüm süzüldük, en yüksek kuleye çıktık , çıkmak için bir sürü para verip 5 dakika sonra sıkıldık ve  indik ! 10 km den fazla yürümüşüz .

Kletterpark Marburg'a gittik , cidden eğlenceli, tamamen ağaçların üstünde  parkurlu bir alan .Biz , kızışla yapabileceğimiz her parkuru  yaptık.Bir gün öncesinde omzum tutulduğu için ertesi gün yorgunluğunu da hissetmedim uyuştum sanırsam artık acı hissetmiyorum bilog.Tabiiki her Türk gibi biz de "Burayı Türkiye'de açacan kesin tutar" "tutar mı acaba " muhabbetleri yaptık bol bol.

Bugün de Marburg'taydık.Marburg'u severim küçük tatlı sevimli bir şehir.Yine yürüdük ve benim vücut uyuşuk olduğu için birşey hissetmiyorum.Yani burun çok fazla süre aynı kokuya maruz kalınca koku yorgunluğu oluyor ve artık o kokuyu alamıyorsun ya işte öyle birşey oldum zannımca

He unutmadan hayatımda yediğim en güzel cheesecake'i yedim.Marburg Vetter cafe idi yanılmıyorsam.Kendisi fî  tarihinden kalma bir kafe olup müşterisi de +60 !

İnşallah haftasonu  da bir Moviepark maceramız olacak ve orayı  vücudumun kabul edip etmeyeceğini de merak ediyorum:)

Arsiv

FEEDJIT Live Traffic Feed

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...