4 Haziran 2026 Perşembe

Bu bir umre yazısıdır..!( Part Medine)


Geleli hayli zaman oldu ben şimdi yeni yazıyorum..Dünya telaşı 2 ay önce yanına vardığım Kabe'yi bile uzak kılıverdi şimdi. Sanarsın 2 sene önce oradaydım..


 2 haftalık hanım görevli olarak gittiğim umre görevi 5. mübarek topraklar ziyaretim oldu.Son üç gidişimde de  görevli olduğum için bu defa; işi gücü  sadece ibadetleri yetiştirmenin tatlı telaşında olan umrecileri kıskandım doğrusu. 160 hanımın umre rahatından ve konforundan sorumlu olmak demek; kendi ibadetine bakmamak demek..Her an hizmete hazır olmak için uykuma dikkat ettim. Sesime soluğuma dikkat etmek için soğuk zemzem de içmedim. Sık sık aranabilir olmam gerektiği için manevi olarak sadece telefonumla rabıta kurdum:) Tam hissiyata dalacakken,bir umrecimin ihtiyacı aklıma geliyor ve yerimde duramıyordum.Şikayetçi miydim ..assslaaa ve kat'aa

Sabah kalakar kalkmaz ilk iş olarak kırmızı görevli askısını boynuma her astığımda,buna derin bir huşu ile hamdettim. Rahmanın misafirlerine hizmet ettiğim her dakika yorgunluğum gidiyordu. Hatta evime gelince Mekkeden bana kalan en yoğun his umrecilerimi özlemek oldu. Onlarsız Kabe ve Ravzayı düşünemedim.Toplu tavaf veya toplu umrelerde meşakkat ve sıkıntı nekadar çoksa tuhaf bir şekilde bereket ve duygu yoğunluğu da bir o kadar çok oluyordu.

Medine..Gül şehir..Rasulun beldesi..İlk durak. Ilk tanışmalar, oda yerleşkeleri. Biz diğer hanım hoca ile aynı odada kalacaktık ama sürpriz bir de misafirimiz vardı. Kimdi bu hanım. Erkek hocalarımız oda listesini daha gitmeden ayarlar,ve hanım görevlinin yanına umreci yerleştirilmez normalde.. Bu hanımı yanımıza kimin yerleştiğini hocalar bile bilemedi.. bazı şeyler de bilinmesindi.. Bu hanım bir zamane dervişiydi. Gökten zembille inip odamıza gelen yere düşen ilk kar tanesi gibi:)) abarttım mı:) 

Neyse biz mutlu mesut mescidi Nebevi ye gelip giderken, bir yandan da meşakkati bol olan bir mevzu ile uğraştık." RAVZA RANDEVULARI"  Büyük harfle yazdım ki gerginlik hissedilsin:) Evet artık ravzaya , yani Peygamberimizin ziyaretçilerin iki rekat namaz kılmasını tavsiye ettiği, mescidi minberi arasındaki namı değer "yeşil halı"lı bölgeye randevusuz giremiyorsun. Randevu almak da her yiğidin harcı değil. Daha gitmeden umreciler aplikasyondan bir randevu alabilmek için çok ugraştılar. Alabilen aldı, alamayana da oradan gorevlilerle halletmeye çalıştık. 

Ben de daha gitmeden bireysel randevumu ayarladım. Alırken de şöyle niyet ettim." Allah'ım ben bu ziyaretimde de elbette Rasulun yanına kadar gidip namaz kılmayı isterim.Ancak bu randevuya daha ihtiyacı olan biri varsa bunu ona nasip et"  Ve buldum sevgili blog, geçenki umresinde  aplikasyonun azizliğine uğradığı için girememiş olan  bir umrecim , bu sene de telefonundaki sorundan dolayı giremeyeceğini randevu alamadığını ağlayarak anlatıncaaa  tabii ki benim zihninde bir ampul yandı. Evet niyet ve duamda bahsettiği kişi o kişi bu hanımdı.  Hemen harekete geçtik ,randevumu ona verdim. "Rasulun huzuruna kabul etmediği kişi" olarak kendini etiketlemesine sebep olmuş (halbuki doğru bir fikir değil) bir kişiye yaptığım bu minik ama onun için büyük iyiliği Rabbim kabul etsin...

Herkes melek değil tabii ki, zor insanlar da var. Görevli olduğun vakit sabır çuvallarını ağzına kadar doldurman gerektiğinden, bu kişilere de artık sabırlı davranmaknın ötesinde merhametli olmaktan yana davranmayı tercih ettim.Mesela onu bu kadar sinirli yapan sebep vardır illa ki.. Veya hayata karşı bu kadar olumsuz düşünmesinin sebebi belki manevi bir rahatsızlık gibi gibi.. Zaten baktığında depresyon tedavisi gören kişiler orada da düşünülenin aksine çok zorlanıyor. Tüm tetikleyiciler mevcut. Tanınmadık bir grup, farklı külturden bir çok insana maruz kalma, sıcaklık,  yabancı mekan vs. bunlar ruhi yönden sağlıklı diyebileceğimiz bir kişi için bile zor.. Grupta "zor kişilik"  diye tabir etmek istediğim 2 kişi var. Memnun edemiyoruz. Ne yapsak da olmuyor. Bu iki kişi randevu da alamadı. Ne yapıp edip başka birini devreye sokup son giremeyenlere 20 kişilik bir grup randevusu alıp gireceğiz. O ikisi de var. Sıraya girdik. Dedik ki asla grubu bırakma onündekine asıl zincir koparsa kayboluruz öndekilere yetişemeyiz ve giremeyiz. Tamam dediler.

Leyla hoca en önde ( Bu isim önemli) ben zincirin en sonunda ,önümde de o iki kişi. Tembihliyorum sık sık, önünüzdekini kaçırmayın diye. Bir an  bak ne diyorum blogcum bir an başka bir yere daldım bir baktım zincirimiz kopmuş ben ve önümdeki o iki zorkişilik hanım ayrılmışız!.. İste orada panik atak olmadıysam Allahın izniyle daha da olmam:) Bakıyorum arıyorum yok, grup gitmiş , neler aklımdan geçiyor, ben bunları ravzaya sokamazsam ne olur diye sonuçları aklıma geldi de maazallah:))

Neyse ben panik bir şekilde grubu arıyorum bir yandan onlara kızıyorum niye bıraktınız , nasıl gireceğiz şimdi. Hatta gözyaşım pıt,kalbim çıt.. Onlar da benim ağladığımı görünce ciddi olduğumu anladılar sanki ,bana üzülmeye başladılar:)  Sonra cok ilerde bir kuyruk baktım bizim Leyla hoca , ama giriyorlar içeri çok uzağız ve sesimi duyamaz.. Bir dakika duyabilir mi?.. Ben o anda,anlık bir refleks ile hiç yapmayacağım birşey yaptım, tüm avazımla " Leyyyyylaaaaa" diye bağırıyorum. Leyla hoca ve maalesef 500 metrekarelik  cemaat beni duyuyor ve sırayı durdurup bizi o şekilde içeri sokabiliyor. Yeşil kubbenin de tam yanında bu hiç iyi olmadı Allah affetsin ama çaresizlikle bi anlık gaflet işte. İşe yaradı.O sayede içeri girebilmiş olduk. O günden sonra umreciler bana Leyla'nın Mecnun'nu dediler:)) 

O son gecemizde o 20 kişiyle  öyle de güzel bir ziyaret oldu ki, dışarda kendimi sıkıntıdan bunalttığım için orada kendimi saldım ve tüm hüznümü gözyaşları içinde bıraktım. ( Sonradan 20 kişi ile kapının dışına doğru çıkarken bu iki hanımla konuşanları duydum. " Ne kadar güzel bir ziyaret oldu di mi" diye soranlara şöyle dediler :" Girdik çıktık işte." 

Son paragrafı yazarken bu postayı ikiye bölmeye karar verip, başlığıma Medine Part yazısını bekledim. Mekke'de bizi ne maceralar bekliyordu.Arkası haftaya:)))

Fotoğraf: Bir seccade ve önüne koyduğun çanta. "Ben geldim" fikri. "Mal varlığım sadece bu ikisi" .Bir giriş çıkış meselesi değil!



21 Mart 2026 Cumartesi

Yarım Asırlık Efsane:)



50.yaş gününün mübarek bir gün olan cumaya, daha da yetmiyormuş gibi bir ramazan gününe denk gelmesi ne demek sevgili bilog, bu insanın mübarek bir şahsiyet olduğuna zann-ı gâlib olarak bir delâlet değil de nedir?  Ben zaten 23 yıl önce bu günü hesaplayıp, ona göre evlilik teklifine evet demiş idim. :)) Kızım olsa burda " abart" derdi :))) 

Neyse evet eşimin 50.yıldönümünü kutladık, bayağı kutladık, hem de pasta, mum ve Cumhurbaşkanımızın iyi ki doğdun şarkısıyla ( olmazsa olmazımız). 
Tüm aile efradımızla güzel bir iftar de etmiş olduk. Menüm de şöyleydi. Mercimek çorba, tavuk çorba ( Niye iki çorba var,çünkü  ikisini karıştırıp içiyorsun:) Kadınbudu köfte,et sote , pilav, kıymalı börek, ve enginar. Enginar ne alaka değil mi? Etçil bir insan olan Yasinin hazırladığı bu listede, otçul bir insan olarak bendenizin minik bir etkisi olmasın mı?

50. Yaşa bazı özel atraksiyonlar yapmak çok güzel olurdu ama ben maalesef o işlerde çok zayıfım. Hazırladığım ufak tefek şeylerin hepsini de gördüğü için hiç bir şey gizli ve sürpriz kalamadı.Mesela ben ona telefonda bir şey gösteriyorken, yukardan bir whatapp bildirimi indi Pastacı Nurdan: Selcan pastanın rengi ne olsun diye soruyor:)  50 yaş uçan balonu şişirttirdim, ve evin bir kat altındaki depoya koydum, hiç inmez depoya ineceği tuttu ve gördü tabii ki. O gün şaşıracağı sevineceği hiç bir şey olamadı yani.  Neyse önemli olan katılmaktı:)

50. yaş ağız dolusuymuş gibi, dede yaşıymış, baston, yün içlik, okuma gözlüğü vs. yaşıymış gibi  görünse de sen bunları hiç mi hiç takma. Sonuçta insan hissettiği yaştadır değil mi ( Batırdı sıvamaya çalışıyor) Her şey gönlünce olsun, çünkü orası gerçekten çok güvenli ve rahat. Benim de orada yerim olduğu için çoook kısmetliyim benim 50 yaşındaki hayat arkadaşım. 6,5 sene sonra nasipse ben de o eşiğe geliyorum, o zaman seni daha iyi anlamaya çalışırım çünkü yaş kemale erince herhalde empati çoğalır :))) 
Bence burada bitireyim. 





4 Mart 2026 Çarşamba

Ramazan ilk yarıdan bildiriyorum:)

 Evlere şenlik, gönüllere şifa, pek mübarek ayımız Ramazan geldi.Sıra sıra yazayım da kısıtlı enerjim gitmesin, cümleler arası bağ kurmak beynimi yoruyor ( İsraf anlayışım hfhzhxjbi:)))


+Ramazan ayında ne pişireceğim derdine son ( Telefonda çark uygulamasına her güne bir yemek yazıp çarkı çeviriyoruz ,çıkan yemeği pişiriyorum,harika:) 

+ Danimarka ve Ulm Bölgelerine gidildi, yeni sîmalar tanıma, uzun yollar ve no seferîlik..

+Halka-i zikirler için bu sene  mikrofon aldım, ve tabii ki repertuara Kabe'de hacılar ve Ey sevgili eklendi..

+Teravihte yara alıyorum, halı varken yine de serilen iki seccadenin arasına denk gelmeler, yanımdaki kişinin telefonu, suyu,tesbihi  vs. ya önüme ya yanımda..basmayım, dökmeyim..Pencereler  bi açılır bi kapanır..Ön saftakiler, çizgiye değil de daha geriye bastığı için kafan denk gelecek diye korkmalar...Şaka hepsi de güzel , tüm bu şartlarda konsantreni toplarsan ayrı güzel. 

+2 kez orucumu trende açtım. 

+Bu sene aile dışında iftar misafiri ağırlayacağım için çok heyecanlıyım. Önceleri yapardık maalesef ihmal ettik..

+Günlük yaptığım rutin okumalarımı zikir ve derslerimi iptal ettim, huzur ve sukunet içinde geçsin istiyorum, çok çok değil aksine yavaş ve sindire sindire...Galiba burada ümmetten biraz ayrılıyorum, herkes gaz verirken ben sakin ve dinginlik arzusundayım, sadece ramazan ibadetlerimi şuurluca yapmak ve tadını çıkarmak istiyorum..

+Sahurda en çok yaptıklarım, burjuvârî şekilde meyve salatası ve dümdüz halk menemeni.. Soğansız tabii ki..

İlk yarı berabere, ikinci yarıda bakalım  neler yaşanacak?
Foto: Ulm/ Blaubeuren

27 Aralık 2025 Cumartesi

Seküler kız-dindar kız ilişkisi???


 80'lerin sonu 90'ların başına gidelim bugün.Ankara'dan babamın hemşehrisi bir çekirdek aile var, bunların bir tane kızı var benimle yaşıt, sadece bu yönümüz ortak sanıyorum, her şeyimiz farklı. Annesi babası saygın bir şirkette çalışıyor çok canayakın insanlar, o yüzden sık sık bize geliyorlar Ankara'da tek akrabamız diye, vefakâr insanlar yani. 

Benimle yaşıt olan kızlarının adına G. diyelim. G. 'nin bizden farklı olduğunu kestiriyorum ama değer yargılarım daha oluşmamış, dindar bir kişilik olan babam tarafından çok saygı görülüyor olmaları, eleştirilmiyor olmaları da bana bir fikir  vermemiş oluyor , yani ne bileyim evlerinde sanatsal garip nü tablolar var, insan porteleri, şarap kolaksiyonlarını dizmek için bar var mesela. Sümerbank, Gama, Konur sokak vb. takıldıkları yerler...Evlerimiz de hiç benzemiyor. Ankara'nın o zamanlar lüks sayılabilecek Cebeci mahallinde oturuyorlar, yılbaşı ağacı süslüyorlar, yemeğe gidince , babama korkmaması gerektiğini, eti şaraba batırmadığını söylüyor.. 

Özendiğim noktalar oluyor, mesela kreşe gittiği dönem vardı, sonra ilkokulu da kolejde okudu. Ama bir ünsiyet oluşmuş gide gele, seviyorum da G.'yi. Büyüdükçe de  çevre farkını anlıyorum, böyle bir kızın benim arkadaşım olması hoşuma gidiyor. 

Onu ilkokul arkadaşlarıma anlatıyorum, uzaklardaki dostum diye.. Birlikte güzel zaman geçiriyoruz, sevimli eğlenceli neşe dolu bir kız. 

Zaman geçiyor, aile ile görüşme sıklığımız azalıyor, seneler geçtikten sonra bir gün Cebeci'de yemeğe gittiğimiz bir akşam  babamın aklına esti G.lere gideceğiz. 

Çok heyecanlanıyorum, bir yandan merak ediyorum, yeni, serpilmiş büyümüş  halini, bir yandan garip bir çekincem var, başörtüm var artık, niye bilmiyorum içimde bir sıkıntı ile girdim evlerine. Ev değişmemiş, kesif kokusu, şarap barı duruyor, duvardaki resimler,  değişen tek şey G. imiş. Beni tanımazlıktan gelmesinin sebebi neydi ki, taktığım başörtü mü, büyüyünce değer yargılarının değişmesi mi?Bizi o evde görmesi bile onu şaşırtmış gibiydi, anne babasına bizi eve neden aldıklarının hesabını soracaktı belki biz gidince. Bütün gece odasından çıkmadı. O gece benim için çocukluğumun bir sayfası kapanmış oldu. 

Herkes birbirinin benzeri ile oturup kalkıyor, kendisinden farklı insanları hayatlarına almıyor. İstisnaları vardır tabi belki ama, ben G. ile arkadaşlığımın devam etmesini çok isterdim. Evet hayat tarzı bana uymayacak ama, hiç mi verebileceğimiz şey olmayacak birbirimize. Belki ben ona ayna olacağım, o da bana. Benim eksik yanımı tamamlayacak belki, ben de onunkinin..

G. şu an ne mi yapıyor , biliyorum çünkü stalk'luyorum:)) Dizi ve tiyatro oyuncusu. Bir ara evlenmiş hemen boşanmış, anne baba da ayrılmış, iletişime geçmeyi denedim ama yine tanımadı (cevap vermedi..)

Bu da böyle bir anımdı.. Nerden aklıma düştü peki, bugün seküler çevreden bir kızın vloguna yorum attım ve cevap yazdı. İşte buradan bağlantı kurdum. Ben ve zihnimin işleyiş şekli :)))) dufjvufuhx

Foto: G.'nin galerisinden bir alıntı





23 Aralık 2025 Salı

Son sene özgeçmişi 😉

 


Yeni bir yaş, güncelleme, ne yap ne yapma, ne ol ne olma, hayalimdeki ben, olmak istemediğim ben.. çatışmalar, çakışmalar, beklentiler.. 43 yaşım; tüm bunları düşünürken aynı zamanda çok başka şeyleri düşünmem ve planlamam gereken bir zamanda geldi. Belki bunun etkisiyle kötü ,ya da tam ters teperek müthiş bir şey ortaya çıkabilir:))) Ama önce çok çok kısa son bir sene özgeçmişi.. Beyaz'ın Yaprak dökümü özeti gibi olur mu bilnem ama deneyelim ..

Kur'an yarısmasında jüri oldum, Strasburg 'a yolculuk, oradan Köln oğrenci grubum mezun oldu, Hannover dersleri başladı, Ramazan'da Paris'teydim, ordan Viyana'ya geçtim,kısa bir Türkiye ziyareti, sonra ailecek arabayla Türkiye'ye gittik, döndük,liseli arkadaşlarımla buluştum,bir çok ders verdim, bir o kadar da aldım, çok insanla tanıştım, telefon defterime yeni isimler ekledim, çıkarmadım. Kimseyi silmedim. Sonra bir Hollanda ve İsviçre'ye . Bir gün sabah kalkıp Fransa'ya uçup akşam geri döndüm. Kızımın sarı kuşak kemer sınavına girdim.Her akşam şalgam içmeye başladım. Hala oğlumun ehliyetini göremedim.Kaç tren kaçırdım sayısını bilemedim. Tren bonus puanlarını keşfettim ve bedavaya kahveler içtim.( Trenlerden nefret ettim) Kur'an yarışmasında sunucu oldum. Ve bir sene geçmiş oldu :) 

2026 senesinden beklentim, elbette hayırlı bereketli bir sene olması tabii ki tüm ümmet-i Muhammed için. 

Şimdi sene sonu tık atmalık bir liste yapayım ve sonra bakayım hangisine tık atabileceğim // heyecan desen var:))


*Umre 'ye gitmek

* Annem ablam ve yeğenimin buraya gelmesi

* Fakülte arkadaşlarımın buraya gelmesi 

* Fıkıh alanında 8 temel eser okumak

* Arapça konuşma diline en azından giriş yapmış olmak.

Bu liste kabarmadan burada sona ersin, istiklal marşı ve kapanış ..

Yeni sene hoş gel, hayırla gel

Eyleyelim sende bol salih amel

Hasenat iyilik kaplasın bilâ bedel

Yeni sene dediğime bakma, mecazımürsel ..

Foto: Yaprak dökümü ile başladık bari devam edelim:)




30 Eylül 2025 Salı

Pazartesi vlog !!

 


Bugün vlog tarzı bir yazı yazmaya karar verdim. Bugünümü sere serpe yazacağım. ( Burada durup tdk'ya başvurdum, sere serpe ayrı yazılıyormuş. Bu yazıyı yazmaya başlamasaydım belki de bunu asla fark edemeyecektim hahshvhg) 

Neyse başlayalım.Pazartesi günümü vlogluyorumm.Hepsinin başına da bir 🌹 koyuyorum çünkü neden olmasın hdgdjljkf

🌹Sabah 5.20 kalktım,abdest namaz sonra bir saatlik kısacık bir işe gidip geldim.İş dönüşü kızımı istasyona bırakıp okula doğru uğurladım.Yolda ezberden Yasin i şerif  ve evrad okundu. 

🌹Eve geldim ve kendimi sıcacık yatağa atıp 10.00 a kadar uyku çektim.

🌹Saat 10.00 da uyandım. Kahvaltı, günlük rutin işler, kısa bir şarjlı süpürge yer silme toz alma tuvalet-banyolar halledildi, kedi kumu temizlendi, mama kapları yıkandı. Bulaşık makinesi çalıştırıldı.

🌹Beyaz çamaşırlar atıldı,ardından eşimle bir kahve molası.

🌹Günlük okumalar yapıldı 5 sayfa tefsir, 5 sayfa hadis, kutüb-i sitte.

🌹Spor saati biraz bisiklete binme, arapça video izlerken 8.dakika 47 saniye sürdü.. Yoruldum :)

🌹PS 4 Walking Dead oyununa başlamıştım bir saat oynadım. (Ben bunun gibi şeylere bi isim vermek istiyorum ama bulamıyorum..Hani dini açıdan nötr, yani yapsan sevap değil ama günah da değil ama bana iyi geliyor, iyi hissettiriyor, kafa boşalttırıyor.Birkaç seceneğim var" yaşam boşlukları" "hayat enerjisi" " bir nefeslik mola" "hayat öpücüğü " ( bu müstehcen oldu :))) neyse işte daha bulamadım arıyorum..

🌹Tabii ki Aşır okudum benim için günün en büyük nefesi bu..

🌹1 saatlik instagram ve x  boşluğu , gerçekten bazen boşluk dikkat etmem lazım içine düşmemek için saat kuruyorum ..gerçekten

🌹Pazartesi rutinim 2 market alışverişim , bugün 3 yaptım ve benzin aldım. Ve eşyaları hemen  yerleştirdim.4 alışveriş poseti oluyor genelde.

🌹Akşam yemeği hazırlığı, bu esnada Kur'an eğitim videoları açarım. Arkadan dinlerim.

🌹Yemek bitti ,çay faslı, bu arada çamaşır bitti kurutmadan alındı katlandı yerleştirildi.

🌹Bilgisayar başı saatleri, sınıf planları ve ders gündemleri hazırlandı. Hızlı geçmesini istediğim zaman dilimleri🥲

🌹Kıymadan köfte yapıldı ve buzluğa atıldı,tavuklar terbiyelendi beklesin yarın da onları atarım buzluğa, kara gün dostudur kendileri.

🌹 Benim takip ettiğim 4 ayrı ülkeden 4 ayrı vlog var , üçü  video atmış kısmetli bir gün, üçünü de izledim.1,5 hızla izliyorum. 

🌹Gün içinde tabiikisi de ev halkı ile konuşup,hasbihal ederiz, aksam yemeklerini mutlak surette birlikte yeriz.Şap şart

🌹Son olarak bulaşık makinesi tekrar boşalt,tekrar doldur, mutfak şöyle bir bak ve çık..

🌹 Bu arada şimdi bakıp saydım 19 kişiyle mesajlaşmışım.Genelde işimle ilgili.Vakıa suresi ve günlük ezber tekrarımla günümü kapatıyorum. 

Belki unuttuğum eklenecek bir şeylerim daha vardır ama yetti. Şimdi uyuyacağım. İyi geceler 🌹Rüyamda da devam ederim muhtemelen 😄😄

Not:Fotoğraf olarak hepimizi temsil eden bu resmi koymayı uygun gördüm:)) 





14 Eylül 2025 Pazar

Ye's ve umut arasında..

Ben..gerçekten..bazen..( çoğu zaman) .. çok...utanıyorum...

Gayrimüslim bir insanın canla başla bağıra çağıra başkaldırışını kıskanıyorum..

Aczimi, elimin eksikliğini, sesimin kısıklığını, gözlerimin bandını şikayet ediyorum..

Miracın şehri Kudüs uğruna, yerle bir edilen Gazze uğruna yapılan en ufak bir serçe parmağı kımıldanmasına dahi umutlanıyorum.. 

#mavimarmara #sumudfilosu 


Arsiv

FEEDJIT Live Traffic Feed

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...