1 Eylül 2022 Perşembe

On bir !

Çocuk parkında kızımı salıncakta sallarken ( Oğlum da o dönem çocukluk evresinde) , kadınlardan hep şunu duymuşumdur. Bunlar kolay günlerin, ilerde ergen olsunlar, genç olsunlar asıl o zaman işte görürsün.Gerçekten böyle mi yaa.. Yani ben sabah uyandığımdan itibaren kahvaltısı, oyunları, kitap okuma, kaliteli vakit geçirtme, yok tv izlemesin, yok benle otursun, dağınıklık toplama, iyi beslensin hadi yemek, yavrum gel beraber pişirelim, gezdirelim, hava aldıralım.. Gerçekten bundan daha zor zamanlar mı gelecek diye düşünürdüm. 

Evet gerçekten öyleymiş.. Dememi mi bekliyorsunuz :)) Hayır . Ben yine aynı kanaatteyim. Arkadaş zor yahu zor. Bebeklik çocukluk dönemi daha zor. Oğlum 18 kızım 11 yaşa gelmiş, aynı şeyi düşünüyorum. Ama ilerde ne olur, ne görürüm bilmiyorum. Ya da zorluklarından bahsettikleri gün daha gelmemiş de olabilir. :/ 

Evet kızım 11 oldu. Kendi işlerini ,hatta bununla beraber benim işlerimi halledebilecek kıvama geldi. Mutfağı bi güzel toplar , aynı ev hanımı gibi. Ama bundan bahsedilmesinden de hoşlanmaz. Ben şöyle kızımı ağız tadıyla bi övemem. Anneee ... ne gerek var şimdii.  :) Belki de söylediğim zaman onun için bir kıymeti kalmıyor.

Bu sene biraz daha verdiği cevaplarla ergen modunda olduğunu hissettirse de, bizimle konuşurken, ona bebeğimsi bakışlarımızı attığımız için bebeğimsi konuştuğu zamanlardayız. Hem bitanecik küçük prensesinizim, hem de büyüdüm artık. İkisi bir arada şampuan..

Şeker kız candimizin burnunda hafif sivilcer eşliğinde görülen ergenlik belirtileri, artan ses tonu, karşı çıkmalarda dengesizlik, sıkılganlık,salaş giyim gibi konularda da devam eder. Okuldan eve gelirken bile sıkılır hep telefon açar bize. Evini sever, odasını sever, kedisini sever.

Hep sev, hep sevil, e mi?


4 Mart 2022 Cuma

Ta-bim 17 yaşında!

Ta-bi 17 yaşında, ergenlik çağının zirvesini yaşayan bir gencimiz. 14 Ocak'ta dünyanın kendi etrafında dönmedine izin veririz:) Onun dışında zaten kendisine göre bu cümlenin  tersini yaşar yaşatır yavrum sağolsun.Çok değerlidir, zehir gibi zekaya sahiptir, almancası çok iyidir, görünüşü çok hoştur, ama her ergen gibi bunun tersini düşünür. Yani yaşıtları ne yaşıyorsa aynı şekilde ilerliyor normal olan bu, ebeveyn olarak bizler bunu kabul etmekte zorlansak da bu böyle. Doğum gününde  babası ve kardeşine sürpriz döner getirmesi( ben dışarıdan yemekten çok hoşlanmadığım için bana yok:)  gözümüzü yaşarttı nasıl sevindik. İşte böyle detaylara ihtiyacımız var, düşünceli olsun, insan olsun özünde iyi olsun, zaten en mühimi bu. Bu sürpriz bize yetti,öyle büyük beklentiler içinde değiliz. "Z" kusağı , metaverse, deizm , cinsel eşitlik gibi tatsız kelimelerin arasında büyüyen,bunlar arasında bir anlamlandırma kargaşası içinde bir yer tutturmaya çalışan gençlikten ne kadar ve ne beklemeliyim, Necip Fazıl'ın bir gençlik hayali fersah fersah uzaklarda.. Elimdeki bu genci şu şartlar altında " sevgi "  ve "güven "  verebilirsem ne mutlu bana. Ve onu ne kadar oturma odasında bizimle tutabilirsem kârdır gibi gelir bana.

Benim oğlumda özünde iyidir,merhametlidir, namazını kılmaya çalışır, bir şeye kızsa hemen pişman olur,hiç bir şey olmamış gibi yanımıza gelir, fazlası değil belki ama en azından görevlerini yerine getirmeye gayret eder. Çok arkadaş canlısı değildir, evcidir, mutlu olduğu yer evdir, saçına,dişine,kişisel bakımına önem verir( bu sene daha bir dikkatli). 

Bu sene bazı kayıplar yaşadık, önce evimizin kuşlarını kaybettik, onlarla güzel bağ kurmuştu, hep fotoğraflarını çekerdi, sonra arkadaşı... belki de hayatında bir dönüm noktasıydı, bir gecede sevdiği birini kaybetmek, ki oğlumun kalbine giren çok az kişi olmuştur ama Kerem bunu başarmıştı,Ps4 'te oyun oynadığı tek kişiydi mesela. Haberi aldığımızda hep birlikte sarılıp ağladık. Destek olmaya çalıştık,ne hissetti ,ne yaşadı belli etmez ama çoğu zaman göz yaşları ile ne yaşadığını belli etti( ediyor) . 
Neyse seneye doğum günü gelmeden atayım bu postu ben:)


 

16 Ocak 2022 Pazar

30lu sayıların sonundan merhaba!

                                          
                     
Bu senede korona uğramamış ender bir tür olarak hayatıma devam etmekteyim. Kısıtlamalardan dolayı, evde büyüme ve gelişmesini tamamlamaya çalışan bir şahsiyetim. Bu sebepten evden çalışma hayatı,online dersler, zoom , go to Meeting, Teams, Jitsi Meet zımbırtılarının incigine cıncığına kadar bilirim. Hangisi yüksek sese hassas, hangisinde powerpoint sunarken mause takılıyor bana sorabilirsiniz, zaten en çok bana soracaksınız ( Üstad Erol Büyükburç'a selam ederim..)

Ya bu sene sadece leblebiden bahsetsem. O varlık..o muhteşem varlık.. Allah bi özenmiş bi bezemiş şaşarsın.. Hayvan mama yemeğe doğru gidiyor hayran bakıyoruz, miyav diyor 
( bildiğin miyav) evde bir neşe.. Kavga ediyoruz, önümüzden geçiyor,dikkatimiz dağılıyor gülüveriyoruz.. Ailecek kedi hastalığına tutulmuşuz. Galerimiz full Leblebi. Her ne kadar eve kedi almaya karar verişimiz biraz hüzünlü olsa da iyi ki almışız
( Kuşlarımız fındık ve fıstığın ölümü üzerine kedi almaya karar vermiştik) ,neydi? 250 euro ile yapılabilecek en güzel şeylerden biri.

Bu sene neler oldu şöyle bir bakarsam,( bunun için fotoğraf galerisini şöyle bir karıştırmam gerekti) , kocamın güzel hediyeleriyle süslenmiş kollarımı görüyorum:) Kızımın ilkokulu bitirmiş ,yepyeni okuluna geçişinin belgelerini göruyorum. Yine kocamın nefis menemenini görüyorum ( insan nefret ettiği nasıl bu kadar mükemmel yapar yaa). Haftasonu cami kursumda şahane şeyler yapmışız rengarenk şeyler görüyorum. Arabayla Türkiye yolculuğu var, oğlumun ilk defa kot pantolon giyişini kutlamışım,Çorum'daki piknik parkında çılgınca eğlenmişim,boğazda yemek, Ankara'da dost kahvaltısı,Eskişehir'de Aynalı'da kahvaltı ( off tadı damağımda:( ),Gönül Dağı'na gitmeden durmamışı

m ama Sivrihisar pidesi yiyememenin hafif üzüntüsünü görüyorum.Araba bozulmuş motorun kokusu burnuma geldi.Zaten bundan sonra hep kedi hep kedi olarak fotograflar devamke.Buralara daha çok uğrasam ayrıntıya girerdim elbet ama hayatımda o kadar çok şey var ki, ye-tiş-ti-re-mi-yo-rum. Son dönem Karabük Ünv. Arapça programına da yazılınca hah şimdi şapa oturmaca. Olsun gayet memnunum, dünyaya kaç kez geleceğim.Taakatim varken bu da olsun bakalım. Rabbim güç kuvvet versin,hoş bir seda bırakalım biz de şu fâni âlemde.


7 Kasım 2021 Pazar

250 euro ile ne yapabilirsin?

Bir "şey" düşün ve yumuşacık olsun böyle sarılınca sıcaklığı kendinden gelsin. Sonra çıkardığı sesler seni dinlendirsin hatta huzurundan uyuyakal yanında. Bakışları da içine tuhaf bir merhamet koysun. Öyle çok pahalı da olmasın normal bir bütçeyle ulaşabil. Kavgaların ortasında salına salına içeri girsin tuhaflıklar yapsın kavgaları tükürük püskürtülen kahkalara dönüştürsün.Top oyna onunla, yakalamacılık, kaçıp kovalama filan hareket katsın hayatına. Bazen de mayış kal yanında  tembelliğine tembellik katsın  yerinden kalkama. Kötü şeyleri de var tabi hayat hep kolay olmaz cennet olurdu hayat. Yanındayken rahat rahat bir tabak cips bile yiyeme ortak çıkar. Mutfağın kapısını kapalı tut, yemeklerine dalar.Kapı mı çaldı ,çalan beklesin al onu sakla tut yoksa kaçar. Bilgisayarda telefonda işin mi var beklesin ilgilenmezsen yaralar.Sabah ilk önce  uyanana fena takar. Neymiş bu ? Evet bildiniz o bir LEBLEBİ. Nâm-ı diğer Leblebito, Leblebiş,Leblebitoviç, Miyavito, Miyavko,Miyakovski, Miyaviyavi , top oynadığı zaman  Leblebinyo, Motor taktığı zaman Harley Davidson,hızlı kaçınca şimşek, lan, pusucu,  Küçük miyav, Kedi çiceği ( Zaten bizim eve giren herhangi bir şeyi asla kendi ismiyle anamayız). Hoş geldin Leblebi ,250 euro ile yapılabilecek en güzel şeysin

15 Nisan 2021 Perşembe

Ramazan geldi Ramazan!

Özbek sanatçıların seslendirdiği bir başlık koydum,benim için bu müzikli bir sözdür asla dümdüz okuyamıyorum "Ramazan geldi ramazaaan" :) Bu kez de yine evlerimizde ağırladığımız, onun için süslü ışıklı gösterişli köşeler hazırlayarak ( belki biraz da abartarak)... ( Ama tek eğlencemiz bu napalım yani ) beklediğimiz mübarek ayı sanki sadece biz değil , tüm kainat bekliyor gibi. Yıldızlar, güneş, ağaçlar, hayvanlar , en çok da hilal gözlerini kısarak  pusuda beklemiş ve gelince huzurda saygıyla eğilmiş " Hoş geldin ey beklediğimiz" demiş gibi.. 

Biz de bu sene yine tüm malzemeleri depodan çıkardık ve özenle kurduk. Bu ramazan, köşemizde küçük bir camimiz var. Hafsa hanım teravihleri orada kılıyor. Hep birlikte ikindi ve yatsı sonrası hatim okuyoruz ve namazları cemaatle kılıyoruz. Rüya gibi başladı diyebilirim. Hatta buraya evimizin şairinden bir akrostiş ekleyim:)
Rüya gibi bir Ramazan yaşıyoruz.
Akşama iftarda buluşuyoruz
Mukabeleyi hep birlikte okuyoruz.
Ailecek teravih namazını kılıyoruz
Zaman dursa bu ay hiç bitmese
Asırlar boyu böyle sürse
Neticesinde bizi birlikte cennete götürse

Bugün 2. günümüz bitmiş oldu. Umulur ki her gün buraya girilse, notlar yazılsa, Selcan hanım ...Duyurulur...

6 Mart 2021 Cumartesi

45'lik eskimeyen plak!

Dünya döner..Zaman döner.. ve döner döner... evet gece 00.00' ı gösterdiğinde belki bir lahmacunun arasına koyduracağı ekstra etli bir dürümle 45 yaşına adım atmış olacak beyim.Bunun hayalini kurmak, bu fikirle birkaç gününü gülümseyerek geçirmek ,kıskandığım bir olgu.Keşke mutlu olmak bu kadar kolay olabilse. Aslında haksızlık etmek istemem Yasin'in yanında mutlusunuzdur, çünkü o kendinden çok sizin rahatınızı düşünmüştür çünkü bir kahraman olmak bunu gerektirir. 44 yaş pek kolay geçmese de bizim için sonu güzel oldu diyebilirim. Tüm tuzakları Allah kurar değil midir? O halde bu tuzakları pekala hayırlara da çevirir. Hayırlara dönüşen bir korona dönemi gibi mesela.Evden çalışmanın,hep bizimle olmanın, yanıbaşımızda koruyucu görevini tamamlaması için çok güzel bir fırsat olması mesela. Bu sürede bazen sevmediği işler yapmadı değil, mesela bol bol yürüyüşe çıkmalar, bir türlü bitmek bilmeyen sıkıntılı perhiz,rejim,diyet sözleri.. Ve ulaşabileceği en son kiloyu da bu yaşında görmüş oldu.Şimdilerde bol gelen eşyalarla çöpe atarak vedalaşıyoruz ki bir daha bize musallat olmasınlar:) 

Musallat demişken birlikte Kurtlar vadisinin bölümlerini baştan izlememiz de bu dönemin etkilerinden oldu. Birlikte vakit geçirmenin keyfini bir kez daha keşfetmişken bagaj döneri ile bendeniz dönerin o kadar kötü bir fast food olmadığını da keşfettim. Gidilecek alanlarımızın gitgide  azaldığı günlerde birbirimize yolculuk yapmamız , en mantıklı ve hoş şeydi:)  Birliktelik demişken, cemaatle kılmaya başladığımız namazlarımızın zevki de sevabı kadar çoktu. Market alış verişi, mutfak işleri derken bir çok şeyi beraber yapıvermişiz, ( spora da başladık ama o biraz hmmm)  ,mutfakta biri tahta kaşıklarını bulaşık makinesine atmayıp elinde yıkıyorsa o olmuş demektir.Yasin tam bir mutfak olgunu .. 

Olgun mu dedim, "hamdım,piştim, yandım " misali bir konuda daha bu sene " ben de varım" dedi ve akrostiş sanatını aşk ile ustaca birleştirip eşini mest eden eserler bıraktı.Böylece kalbimi hem maddi ,hem manevi çiçek bahçesine çevirdi. Ömrün çook uzun sonunu düşünmeyen kahraman, 86  yaşına kadar! huzur ve sevgi ile bizimle yaşa ! Sağ kolunda saatin, sol elinde,kimsenin senden hacılayamayacağı  tesbihin ile şimdi pastanın mumunu söndürebilirsin. Mutlu ol doğum gününde, hayatın her yerinde, mutlu ol doğum günündeeee:))

22 Şubat 2021 Pazartesi

10 üzerinden 10!!!


Haadılayn, kıdımız,pyensesimiz, piyakasaurusumuz ve dışarıdan duyanın asla ve kat'a anlamayacağı çeşit çeşit lakaplarıyla nâm-ı diğer Hase; 10 yaşında. İki rakamlı sayılara geçtik geçmesine de hala küçük bebeğimiz gibi kucaktan kucağa geziyor,şımardıkça şımarıyor. Abinin gözbebeği zaten kıyamadığı, hele o pembe üstünü giyince lolipopa benzettiği ... O kadar çok gelip sarılıyor ki artık sınır koyduk( Sınır koymak bizim işimiz..) 
Bu sene onun için de tabiiki evde kalma senesi..Hatta beklemediğim şekilde memnundu yani artık abisinin bile canına tak etti de okula gitmek istedi, o bir gün bile istemedi.. O da sahurlara kadar oturdu  epey oruç tuttu, videolar yaptı, pek oyun oynamadı, tüm oyunlar ekran başındaydı.  Tabiiki komşu  Ceylin ve Nisa, okul kankisi Zahide, kuzen Arda, koronasız yaşam alanından fırlayıp evimize sık sık konuk oldular. 

Hafsa kızımıza bu sene kuş aldık ama o pek sahiplenemedi doğrusu, çoğu zaman odasında bile istemedi hanımefendi çünkü ona alışmıyorlarmış.Emeksiz yemek olur mu Hafsa hanım?!

   Tabiiki yeni odasından da bahsedeceğim elbette.Aslında bizim yatağımızda daha fazla yatmamasına nasıl bahane buluruz diye düşünürken aklımıza Hafsa ile odaları değiştirmek geldi. Bu uğurda küçük odaya geçmeye razı olduğumuz doğrudur. Aman zaten büyük yatak odası neme gerek?!! Sadece çamaşır yerleştirmek için giriyorum gün içinde. Oysa Hafsa geniiiiş çevresini küçük odasında ağırlamak zorunda kalıyordu. İyi oldu mu? Oldu..Benim de yeni bir yatak odası takımım oldu ,onun da ışıklı yatağı.
 
 Hafsa Selin'in elinden artık pek kahve içemez olduk. Kahve yap bize deyince uyku taklidi yapıyor.Tembel mi? Yok canım biraz üşengeç olabilir. Yemek sonrası duayı bana kaptırmamak için hızlı davranıyor,çünkü benim duam uzun ,onunki kısa. Hala bazı kelimeler onun sözlüğünde çok başka,mesela karnı gudurdar,canı sıkışır, gözleri kamışır..Saylangoz, hayla, yüra.. Biliyor musunuz okullar da uzuttu,uzudu, uzuldu...Bazen de çok bilir,baba ne cüretle bunu yaparsın..gibi..
Meşhur cümleyi de yazmam lazım buraya " Anne, klamottenlerimi wäschekorba werfen edeyim mi?"
 
Pyenses senin için ne kılıklara girdiğimizi  görebilsen..Alnımda madenci ışığı ile hikaye okurken nasıl görünüyorum ki senin gözünde? Ya da senin için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan baban bir kahraman gibi değil mi sence? Ve abin.. "Şeker koymayın çaya,Hase elini bandırsın yeter"  diyen abin sevgiye nasıl doyuruyor seni? İşte böyle güzel saçlı Rapunzel,sen de öpücüklerini lutfet yeter bize.. İyi de doğmuşsun maaşallah gülden güzel kızım



Arsiv

FEEDJIT Live Traffic Feed

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...