21 Ocak 2015 Çarşamba

İki rakamlı ilk yaş postu!


Oğlum 10 yaşına girerse biz de tabii gereğini yapıp bu seneyi nasıl geçirmiş bi değerlendirmesini yaparız.

Oğluma bazen kızdığım zaman bile arkasından onu çok sevdiğimi hatırlatır, Rabbimin hediyesi olduğunu söylerim ona.Okula giderken "Fikrini , zikrini, ruhunu, duygularını Allah'a emanet ediyorum " der; şefkatle bir bakış atıp öyle kapıyı kaparım.İleride "annem böyle demişti "diyeceğini ümit edip güzel cümleler koyarım kulağının arkasına.Kardeşine karşı hakkını yedirmem, onu sevip koklarsam , arkasından hemen oğluma da sırnaşırım, kıskanmasına mahal vermem. Dini bilgiler vermek için en müsait zaman olarak geceyi beklerim, yatmadan önce kitap okurum hâlâ..

Anneden sevgiyi alır , babadan da  saygıyı..Adam gibi adam olmanın yollarını öğrenir, disiplinin arkasındaki sımsıcak duyguyu hisseder, öyle hisseder ki bazen " en çok babamdan hoşlanıyorum " gibi potlar kırabilir.Bizim " bu adam benim babam " türkümüzün sahibi odur.Romantik bir taş fırın nasıl olunurmuş yaşayarak öğrenir..

Mevzuya gelirsek

Bu sene ;

En çok oynadığı; Telefon oyunları, minecraft..Hero Faktory 'lere veda:( Kardeşle  dinozor ; asker -prenses ; saklambaç, çadır kurma oyunları.

İlgi alanları; Gezegenlerin pabucu Dinozorlarla dama atıldı.Vakti zamanında yaşamış tüm dinozor çeşitlerini , akrabalarının ismini sayar gibi sayıyor:)Bi de üstüne hangisi ne yer, ne ile beslenir , özellikleri neler;inceler kurcalar dinozor olur .En sevdiği de T-Rex olmak.

En sevdiği film; Jurasic Park1-2-3 , Godzilla

En sevdiği yemek; Çorum usulu mantı, Ton balıklı Pizza( babasının speciali) ,fırın tavuk, Mr.King Hamburgeri

En mutlu;   Moviepark günleri , Playstation4 hediyesi, Cep telefonu, Klasik aile sarılmalarımız, Trene bindiğimiz günler, Enes veya Ahmet Emre'de uyuduğu günler, Türkiye'ye gittiğimiz günler ( Evet bir yanı da buruktu babası yoktu ) ....böyle devam eder..Sık sık "bugün benim en güzel günüm "der kendisi..

En hüzünlü ; duygusaldır benim oğlum , öğretmeninden ayrılma senesi olduğunu düşününce bile gözleri dolar..Kardeşini özler ağlar, canı acır ağlar..

En kızdığımız ; 5.678.987 kere söylenmesine rağmen yaptıkları şeyler,  Teknolojik eşyalara aşırı düşkünlüğü, sinirlenince elindeki şeyleri yere atması, bazen kardeşiyle inatlaşması.Yerlerde sürünmesi ,eli de ağırdır zarar verebilir istemeden.

En sevindiğimiz; Derslerde başarısı, misafir sevme ,hoşgeldin- -güle güle deme alışkanlığı, konuşkan ve sevecenliği, kardeşine düşkünlüğü, arkadaşlarına değer vermesi, kuzenini çok sevmesi, içini ısıtan gülüşü , cami cemaati oluşu, ilgi alanlarının olması, kardeşiyle oyunları, akrabaya düşkünlüğü, ansiklopedi sevmesi...yalan söylemeyi becerememesi.

17 Ocak 2015 Cumartesi

Biz biraraya gelirsek..

Dört kardeş bambaşka şehirlerde yaşarız biz.Birbirlerine çatkapı çaya , kahveye giden kızlar, oğullar, abiler , kardeşlerin ne kadar şanslı olduklarını biliriz.

Biraraya nadir geliriz.Ama gelirsek de hiç üşenmez hiç düşünmez sevincimizden birleşip halaylar çekeriz;)

Konuşmaktan çenemiz ağrıyıncaya, demliğimizdeki çayın dibini görünceye, uykusuzluktan gözlerimiz kızarıncaya , evdeki bütün çerezler( tıkınaklar !) bitinceye kadar konuşuruz.Masanın başından ayrılırsak dışarıda kaldığımızı hissettiğimizden ihtiyaç molası bile vermez, zor anlar yaşarız:)) Aramızdan bir sebeple ayrılanı da acımasızca eleştirir, kalktığına pişman ederiz.Seferilik namazı iyiki de vardır:)

Abi esprileri,küçük kardeş zobalaklığı ( ki bu ben oluyorum:) , büyük abla ağırlığı, küçük abla hoşsohbeti, gelin sevecenliği, anne şefkati olmazsa olmazımızdır.Arada çocuklar da şenliğimiz, sofraya garnitürümüz, göz nurumuzdur ama tercihen muhabbete erken başlamak için erken uyuyanı makbuldür:)

İtinayla eskiler yadedilir;anılar tozlu dimağlardan çıkarılır, yorumlanır ve begeniye sunulur; birlikte söylenen şarkılar piyasaya çıkarılır, gülmenin dibine, ağlamanın tadına varılır.

Yanlışıyla doğrusuyla eksiğiyle kusuruyla,  her defasında birbirimize kardeş olduğumuz hamdedilir, tekrar buluşma hayalleriyle ömürler geçiiip gider..


11 Aralık 2014 Perşembe

İçimde kaldı!

Sevgili Nabrut "Çocukken içimde kalanlar" başlığıyla bir mim hazırlamış, vallahi bunu düşünmek bile çok eğlendirdi  beni:)

Ehem ehem ..

--Gizli bir çekmecem vardı, yani ben öyle sanıyordum, icine herkesten gizlediğim şeyleri,günlük vs. koyuyordum.Her zaman açmıyordum, kimse görmesin diye.Bir gün okuldan geldim ..çekmecemi açtım etrafıma baka baka...içinde  nevresimler ve havlular vardı:))"Teyzem" filminde Müjde Ar'ın gizli kilitli odasına , birgün bakkalcı babasının vita kutularını dizdiğini gördüğü an gözümde canlanmıştı:)) içimde kaldı

--Avm 'de gezerken ( Avm derken Ankara  Anafartaları kastediyorum:) pembe kocaman Barbi bebek evi gördüm , onun hayaliyle yaşamaya başladım, günlerden bir gün yine gittiğimde o evin önünde bir kız duruyordu.Bana bu evi babasının az önce aldıģını , barbilerini içine nasıl koyacağını, mutfagında neler yaptıracağını filan anlattı.O anda da Sezercik'in filminde eşeğini satın almak isteyen çocuğun "vurucam kırbacı , vurucam kırbacı " dediği efsane sahneyi yaşadığımı düşünmüştüm:)) içimde kaldı

--Her çocuk gibi Barış abi'nin programına çıkmak isterdim tabiiki, Barış abi sordukça ben kendim cevaplıyordum, çocukları acayip kıskanıyordum:)) Bu da içimde kaldı

--Bir gün yine bisiklete biniyordum , düştüm , balkondan seyreden orta yaşlı bir kadın "oh olsun" dedi.Dönüp de o kadına birşey söylemedim ya...içimde kaldı

Aklıma gelenler bunlar şimdilik..
Bu mimi çocukluğunu hatırlamaktan zevk alan herkese ithaf ediyorum.Bir düşünün iyi gelecek...

Ha bir de hamama gittiydim çocukken gitmeyeydim iyiydi içimde kaldı:))

7 Aralık 2014 Pazar

32 yaşım ,kaygılı başım!

"Yaş 35, yolun yarısı eder "diye efkarlı efkarlı gözleri kısıp şiir parçalamaya 3 sene kalmış..

Buraya yazı girişi yapmadan önce ,her sene-i devriyemde olduğu gibi , geçen sene doğum günü yazımı okudum ve bi değişiklik var mı diye iki dakka düşündüm.

Geçen yıla nazaran daha sâkin, dingin, daha bol vakitli, daha sosyalim diyerek  "en"lerime geçeyim: 

En çok uğraştığım: Bu sene cemaatsal işlerle uğraştım daha çok.Dersler, sohbetler, toplantılar belki de en çok bu sene vardı benim için.

En aklımda kalan ayet: "Sen Allah'ın dinine yardım edersen, o da sana yardım eder ve ayaklarını kaydırmaz"( Muhammed 7)

En mutlu olduğum yer:Yine home sweet home

En severek izlediğim: Yedi çirkin adam! Eşim böyle söylememi istiyor:))

Beni böyle sev de var tabi

Bir de değişiklik olsun diye Yaprak dökümü'nü izledim bu yıl.70.Bölümden başlamama rağmen , beni aldı , içine çekti, o konakta yaşattı.

En etkilendiğim kitap: Roald Dahl Senin gibi biri

En sevdiğim film;Taare Zamen Paar "Yeryüzündeki yıldızlar " Amir Khan'ın bu filmini yeni doğum yapmış veya yapacak olanlara tavsiye ettiğimde "aa hocaya bak film tavsiye ediyor" gibisinden küçük kaçamak bakışlar yakaladım:)

En kızdığım ; Almanca sınavımı kaybetmeme yardım ve yataklık eden almanca öğretmeni.

En sevindiğim ; Doğum haftam , Türkiye biletim, moviepark vb.çocuklarla gezilerimiz, vb...genelde pek çok şeye sevinirim ben.

En çok ağladığım; Genelde pek çok şeye de ağlarım ben:..(

İnsanı halden hale sokan yüce Rabbim, Hesabımı kolay kıl..Bu da ömürlük duam olsun.


17 Kasım 2014 Pazartesi

Korkutan mega hiper süper iletişim çağı!

Oğlumdaki bilgisayar bağlılığı rahatsız edici boyuta ulaştı.Eve gelir gelmez aklı kurduğu oyunda.

Saati kısıtlı tabii ama asla kendiliğinden kapatmaz.
Hafta sonları yataktan kalkmadan telefona uzanmak ister.

Arkadaş filan aramıyor, bence oyunları ona yetiyor.
Dün düğündeydik.
Kuzeni arkadaşlarıyla oynarken bunda hiç katılma fikri yok.10 yaşında henüz ama yaşıtları düğünde salyaları akıta akıta koşuyor, yerden atılanları topluyor, düz duvara tırmanıyor..Bizimki sürekli eve gitme saatini sordu.

Dışarda olduğumuz süre içinde evde teknolojik birşeyler bakıp bakamayacağını soruyor.

Hatta küçük kıza da öğretti bazı şeyleri onu da kendi gibi yapmaya çalışıyor.Bununla beraber dersleri de çok iyi maaşallah..Endişelenmeli miyim ben yahu.İmdaaaat!!!

14 Kasım 2014 Cuma

#direnblog!

Blogcum bu aralar senden biraz sıkılmış olabilir miyim? ...Evet:/

Peki bu seni bırakacağım anlamına gelir mi? ...Asla ve kat'a:)

Geçenlerde 60 küsür yıldır yıllık tutan amcaya pek bi özendim.Biz de öyle olur muyuz? ...Pekâla olabiliriz;)

25 Ekim 2014 Cumartesi

Dolu dolu günler

Her ne kadar yoğunluktan bunalsam da bazen; bunun sıkıntısı , boşluktan tabak tabak  çekirdek çitlemekten çok değil..

"Fe iza ferağte fensab"ın dibindeyim..

Arsiv

FEEDJIT Live Traffic Feed

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...