4 Haziran 2026 Perşembe

Bu bir umre yazısıdır..!( Part Medine)


Geleli hayli zaman oldu ben şimdi yeni yazıyorum..Dünya telaşı 2 ay önce yanına vardığım Kabe'yi bile uzak kılıverdi şimdi. Sanarsın 2 sene önce oradaydım..


 2 haftalık hanım görevli olarak gittiğim umre görevi 5. mübarek topraklar ziyaretim oldu.Son üç gidişimde de  görevli olduğum için bu defa; işi gücü  sadece ibadetleri yetiştirmenin tatlı telaşında olan umrecileri kıskandım doğrusu. 160 hanımın umre rahatından ve konforundan sorumlu olmak demek; kendi ibadetine bakmamak demek..Her an hizmete hazır olmak için uykuma dikkat ettim. Sesime soluğuma dikkat etmek için soğuk zemzem de içmedim. Sık sık aranabilir olmam gerektiği için manevi olarak sadece telefonumla rabıta kurdum:) Tam hissiyata dalacakken,bir umrecimin ihtiyacı aklıma geliyor ve yerimde duramıyordum.Şikayetçi miydim ..assslaaa ve kat'aa

Sabah kalakar kalkmaz ilk iş olarak kırmızı görevli askısını boynuma her astığımda,buna derin bir huşu ile hamdettim. Rahmanın misafirlerine hizmet ettiğim her dakika yorgunluğum gidiyordu. Hatta evime gelince Mekkeden bana kalan en yoğun his umrecilerimi özlemek oldu. Onlarsız Kabe ve Ravzayı düşünemedim.Toplu tavaf veya toplu umrelerde meşakkat ve sıkıntı nekadar çoksa tuhaf bir şekilde bereket ve duygu yoğunluğu da bir o kadar çok oluyordu.

Medine..Gül şehir..Rasulun beldesi..İlk durak. Ilk tanışmalar, oda yerleşkeleri. Biz diğer hanım hoca ile aynı odada kalacaktık ama sürpriz bir de misafirimiz vardı. Kimdi bu hanım. Erkek hocalarımız oda listesini daha gitmeden ayarlar,ve hanım görevlinin yanına umreci yerleştirilmez normalde.. Bu hanımı yanımıza kimin yerleştiğini hocalar bile bilemedi.. bazı şeyler de bilinmesindi.. Bu hanım bir zamane dervişiydi. Gökten zembille inip odamıza gelen yere düşen ilk kar tanesi gibi:)) abarttım mı:) 

Neyse biz mutlu mesut mescidi Nebevi ye gelip giderken, bir yandan da meşakkati bol olan bir mevzu ile uğraştık." RAVZA RANDEVULARI"  Büyük harfle yazdım ki gerginlik hissedilsin:) Evet artık ravzaya , yani Peygamberimizin ziyaretçilerin iki rekat namaz kılmasını tavsiye ettiği, mescidi minberi arasındaki namı değer "yeşil halı"lı bölgeye randevusuz giremiyorsun. Randevu almak da her yiğidin harcı değil. Daha gitmeden umreciler aplikasyondan bir randevu alabilmek için çok ugraştılar. Alabilen aldı, alamayana da oradan gorevlilerle halletmeye çalıştık. 

Ben de daha gitmeden bireysel randevumu ayarladım. Alırken de şöyle niyet ettim." Allah'ım ben bu ziyaretimde de elbette Rasulun yanına kadar gidip namaz kılmayı isterim.Ancak bu randevuya daha ihtiyacı olan biri varsa bunu ona nasip et"  Ve buldum sevgili blog, geçenki umresinde  aplikasyonun azizliğine uğradığı için girememiş olan  bir umrecim , bu sene de telefonundaki sorundan dolayı giremeyeceğini randevu alamadığını ağlayarak anlatıncaaa  tabii ki benim zihninde bir ampul yandı. Evet niyet ve duamda bahsettiği kişi o kişi bu hanımdı.  Hemen harekete geçtik ,randevumu ona verdim. "Rasulun huzuruna kabul etmediği kişi" olarak kendini etiketlemesine sebep olmuş (halbuki doğru bir fikir değil) bir kişiye yaptığım bu minik ama onun için büyük iyiliği Rabbim kabul etsin...

Herkes melek değil tabii ki, zor insanlar da var. Görevli olduğun vakit sabır çuvallarını ağzına kadar doldurman gerektiğinden, bu kişilere de artık sabırlı davranmaknın ötesinde merhametli olmaktan yana davranmayı tercih ettim.Mesela onu bu kadar sinirli yapan sebep vardır illa ki.. Veya hayata karşı bu kadar olumsuz düşünmesinin sebebi belki manevi bir rahatsızlık gibi gibi.. Zaten baktığında depresyon tedavisi gören kişiler orada da düşünülenin aksine çok zorlanıyor. Tüm tetikleyiciler mevcut. Tanınmadık bir grup, farklı külturden bir çok insana maruz kalma, sıcaklık,  yabancı mekan vs. bunlar ruhi yönden sağlıklı diyebileceğimiz bir kişi için bile zor.. Grupta "zor kişilik"  diye tabir etmek istediğim 2 kişi var. Memnun edemiyoruz. Ne yapsak da olmuyor. Bu iki kişi randevu da alamadı. Ne yapıp edip başka birini devreye sokup son giremeyenlere 20 kişilik bir grup randevusu alıp gireceğiz. O ikisi de var. Sıraya girdik. Dedik ki asla grubu bırakma onündekine asıl zincir koparsa kayboluruz öndekilere yetişemeyiz ve giremeyiz. Tamam dediler.

Leyla hoca en önde ( Bu isim önemli) ben zincirin en sonunda ,önümde de o iki kişi. Tembihliyorum sık sık, önünüzdekini kaçırmayın diye. Bir an  bak ne diyorum blogcum bir an başka bir yere daldım bir baktım zincirimiz kopmuş ben ve önümdeki o iki zorkişilik hanım ayrılmışız!.. İste orada panik atak olmadıysam Allahın izniyle daha da olmam:) Bakıyorum arıyorum yok, grup gitmiş , neler aklımdan geçiyor, ben bunları ravzaya sokamazsam ne olur diye sonuçları aklıma geldi de maazallah:))

Neyse ben panik bir şekilde grubu arıyorum bir yandan onlara kızıyorum niye bıraktınız , nasıl gireceğiz şimdi. Hatta gözyaşım pıt,kalbim çıt.. Onlar da benim ağladığımı görünce ciddi olduğumu anladılar sanki ,bana üzülmeye başladılar:)  Sonra cok ilerde bir kuyruk baktım bizim Leyla hoca , ama giriyorlar içeri çok uzağız ve sesimi duyamaz.. Bir dakika duyabilir mi?.. Ben o anda,anlık bir refleks ile hiç yapmayacağım birşey yaptım, tüm avazımla " Leyyyyylaaaaa" diye bağırıyorum. Leyla hoca ve maalesef 500 metrekarelik  cemaat beni duyuyor ve sırayı durdurup bizi o şekilde içeri sokabiliyor. Yeşil kubbenin de tam yanında bu hiç iyi olmadı Allah affetsin ama çaresizlikle bi anlık gaflet işte. İşe yaradı.O sayede içeri girebilmiş olduk. O günden sonra umreciler bana Leyla'nın Mecnun'nu dediler:)) 

O son gecemizde o 20 kişiyle  öyle de güzel bir ziyaret oldu ki, dışarda kendimi sıkıntıdan bunalttığım için orada kendimi saldım ve tüm hüznümü gözyaşları içinde bıraktım. ( Sonradan 20 kişi ile kapının dışına doğru çıkarken bu iki hanımla konuşanları duydum. " Ne kadar güzel bir ziyaret oldu di mi" diye soranlara şöyle dediler :" Girdik çıktık işte." 

Son paragrafı yazarken bu postayı ikiye bölmeye karar verip, başlığıma Medine Part yazısını ekledim. Mekke'de bizi ne maceralar bekliyordu.Arkası haftaya:)))

Fotoğraf: Bir seccade ve önüne koyduğun çanta. "Ben geldim" fikri. "Mal varlığım sadece bu ikisi" .Bir giriş çıkış meselesi değil!



21 Mart 2026 Cumartesi

Yarım Asırlık Efsane:)



50.yaş gününün mübarek bir gün olan cumaya, daha da yetmiyormuş gibi bir ramazan gününe denk gelmesi ne demek sevgili bilog, bu insanın mübarek bir şahsiyet olduğuna zann-ı gâlib olarak bir delâlet değil de nedir?  Ben zaten 23 yıl önce bu günü hesaplayıp, ona göre evlilik teklifine evet demiş idim. :)) Kızım olsa burda " abart" derdi :))) 

Neyse evet eşimin 50.yıldönümünü kutladık, bayağı kutladık, hem de pasta, mum ve Cumhurbaşkanımızın iyi ki doğdun şarkısıyla ( olmazsa olmazımız). 
Tüm aile efradımızla güzel bir iftar de etmiş olduk. Menüm de şöyleydi. Mercimek çorba, tavuk çorba ( Niye iki çorba var,çünkü  ikisini karıştırıp içiyorsun:) Kadınbudu köfte,et sote , pilav, kıymalı börek, ve enginar. Enginar ne alaka değil mi? Etçil bir insan olan Yasinin hazırladığı bu listede, otçul bir insan olarak bendenizin minik bir etkisi olmasın mı?

50. Yaşa bazı özel atraksiyonlar yapmak çok güzel olurdu ama ben maalesef o işlerde çok zayıfım. Hazırladığım ufak tefek şeylerin hepsini de gördüğü için hiç bir şey gizli ve sürpriz kalamadı.Mesela ben ona telefonda bir şey gösteriyorken, yukardan bir whatapp bildirimi indi Pastacı Nurdan: Selcan pastanın rengi ne olsun diye soruyor:)  50 yaş uçan balonu şişirttirdim, ve evin bir kat altındaki depoya koydum, hiç inmez depoya ineceği tuttu ve gördü tabii ki. O gün şaşıracağı sevineceği hiç bir şey olamadı yani.  Neyse önemli olan katılmaktı:)

50. yaş ağız dolusuymuş gibi, dede yaşıymış, baston, yün içlik, okuma gözlüğü vs. yaşıymış gibi  görünse de sen bunları hiç mi hiç takma. Sonuçta insan hissettiği yaştadır değil mi ( Batırdı sıvamaya çalışıyor) Her şey gönlünce olsun, çünkü orası gerçekten çok güvenli ve rahat. Benim de orada yerim olduğu için çoook kısmetliyim benim 50 yaşındaki hayat arkadaşım. 6,5 sene sonra nasipse ben de o eşiğe geliyorum, o zaman seni daha iyi anlamaya çalışırım çünkü yaş kemale erince herhalde empati çoğalır :))) 
Bence burada bitireyim. 





4 Mart 2026 Çarşamba

Ramazan ilk yarıdan bildiriyorum:)

 Evlere şenlik, gönüllere şifa, pek mübarek ayımız Ramazan geldi.Sıra sıra yazayım da kısıtlı enerjim gitmesin, cümleler arası bağ kurmak beynimi yoruyor ( İsraf anlayışım hfhzhxjbi:)))


+Ramazan ayında ne pişireceğim derdine son ( Telefonda çark uygulamasına her güne bir yemek yazıp çarkı çeviriyoruz ,çıkan yemeği pişiriyorum,harika:) 

+ Danimarka ve Ulm Bölgelerine gidildi, yeni sîmalar tanıma, uzun yollar ve no seferîlik..

+Halka-i zikirler için bu sene  mikrofon aldım, ve tabii ki repertuara Kabe'de hacılar ve Ey sevgili eklendi..

+Teravihte yara alıyorum, halı varken yine de serilen iki seccadenin arasına denk gelmeler, yanımdaki kişinin telefonu, suyu,tesbihi  vs. ya önüme ya yanımda..basmayım, dökmeyim..Pencereler  bi açılır bi kapanır..Ön saftakiler, çizgiye değil de daha geriye bastığı için kafan denk gelecek diye korkmalar...Şaka hepsi de güzel , tüm bu şartlarda konsantreni toplarsan ayrı güzel. 

+2 kez orucumu trende açtım. 

+Bu sene aile dışında iftar misafiri ağırlayacağım için çok heyecanlıyım. Önceleri yapardık maalesef ihmal ettik..

+Günlük yaptığım rutin okumalarımı zikir ve derslerimi iptal ettim, huzur ve sukunet içinde geçsin istiyorum, çok çok değil aksine yavaş ve sindire sindire...Galiba burada ümmetten biraz ayrılıyorum, herkes gaz verirken ben sakin ve dinginlik arzusundayım, sadece ramazan ibadetlerimi şuurluca yapmak ve tadını çıkarmak istiyorum..

+Sahurda en çok yaptıklarım, burjuvârî şekilde meyve salatası ve dümdüz halk menemeni.. Soğansız tabii ki..

İlk yarı berabere, ikinci yarıda bakalım  neler yaşanacak?
Foto: Ulm/ Blaubeuren

27 Aralık 2025 Cumartesi

Seküler kız-dindar kız ilişkisi???


 80'lerin sonu 90'ların başına gidelim bugün.Ankara'dan babamın hemşehrisi bir çekirdek aile var, bunların bir tane kızı var benimle yaşıt, sadece bu yönümüz ortak sanıyorum, her şeyimiz farklı. Annesi babası saygın bir şirkette çalışıyor çok canayakın insanlar, o yüzden sık sık bize geliyorlar Ankara'da tek akrabamız diye, vefakâr insanlar yani. 

Benimle yaşıt olan kızlarının adına G. diyelim. G. 'nin bizden farklı olduğunu kestiriyorum ama değer yargılarım daha oluşmamış, dindar bir kişilik olan babam tarafından çok saygı görülüyor olmaları, eleştirilmiyor olmaları da bana bir fikir  vermemiş oluyor , yani ne bileyim evlerinde sanatsal garip nü tablolar var, insan porteleri, şarap kolaksiyonlarını dizmek için bar var mesela. Sümerbank, Gama, Konur sokak vb. takıldıkları yerler...Evlerimiz de hiç benzemiyor. Ankara'nın o zamanlar lüks sayılabilecek Cebeci mahallinde oturuyorlar, yılbaşı ağacı süslüyorlar, yemeğe gidince , babama korkmaması gerektiğini, eti şaraba batırmadığını söylüyor.. 

Özendiğim noktalar oluyor, mesela kreşe gittiği dönem vardı, sonra ilkokulu da kolejde okudu. Ama bir ünsiyet oluşmuş gide gele, seviyorum da G.'yi. Büyüdükçe de  çevre farkını anlıyorum, böyle bir kızın benim arkadaşım olması hoşuma gidiyor. 

Onu ilkokul arkadaşlarıma anlatıyorum, uzaklardaki dostum diye.. Birlikte güzel zaman geçiriyoruz, sevimli eğlenceli neşe dolu bir kız. 

Zaman geçiyor, aile ile görüşme sıklığımız azalıyor, seneler geçtikten sonra bir gün Cebeci'de yemeğe gittiğimiz bir akşam  babamın aklına esti G.lere gideceğiz. 

Çok heyecanlanıyorum, bir yandan merak ediyorum, yeni, serpilmiş büyümüş  halini, bir yandan garip bir çekincem var, başörtüm var artık, niye bilmiyorum içimde bir sıkıntı ile girdim evlerine. Ev değişmemiş, kesif kokusu, şarap barı duruyor, duvardaki resimler,  değişen tek şey G. imiş. Beni tanımazlıktan gelmesinin sebebi neydi ki, taktığım başörtü mü, büyüyünce değer yargılarının değişmesi mi?Bizi o evde görmesi bile onu şaşırtmış gibiydi, anne babasına bizi eve neden aldıklarının hesabını soracaktı belki biz gidince. Bütün gece odasından çıkmadı. O gece benim için çocukluğumun bir sayfası kapanmış oldu. 

Herkes birbirinin benzeri ile oturup kalkıyor, kendisinden farklı insanları hayatlarına almıyor. İstisnaları vardır tabi belki ama, ben G. ile arkadaşlığımın devam etmesini çok isterdim. Evet hayat tarzı bana uymayacak ama, hiç mi verebileceğimiz şey olmayacak birbirimize. Belki ben ona ayna olacağım, o da bana. Benim eksik yanımı tamamlayacak belki, ben de onunkinin..

G. şu an ne mi yapıyor , biliyorum çünkü stalk'luyorum:)) Dizi ve tiyatro oyuncusu. Bir ara evlenmiş hemen boşanmış, anne baba da ayrılmış, iletişime geçmeyi denedim ama yine tanımadı (cevap vermedi..)

Bu da böyle bir anımdı.. Nerden aklıma düştü peki, bugün seküler çevreden bir kızın vloguna yorum attım ve cevap yazdı. İşte buradan bağlantı kurdum. Ben ve zihnimin işleyiş şekli :)))) dufjvufuhx

Foto: G.'nin galerisinden bir alıntı





23 Aralık 2025 Salı

Son sene özgeçmişi 😉

 


Yeni bir yaş, güncelleme, ne yap ne yapma, ne ol ne olma, hayalimdeki ben, olmak istemediğim ben.. çatışmalar, çakışmalar, beklentiler.. 43 yaşım; tüm bunları düşünürken aynı zamanda çok başka şeyleri düşünmem ve planlamam gereken bir zamanda geldi. Belki bunun etkisiyle kötü ,ya da tam ters teperek müthiş bir şey ortaya çıkabilir:))) Ama önce çok çok kısa son bir sene özgeçmişi.. Beyaz'ın Yaprak dökümü özeti gibi olur mu bilnem ama deneyelim ..

Kur'an yarısmasında jüri oldum, Strasburg 'a yolculuk, oradan Köln oğrenci grubum mezun oldu, Hannover dersleri başladı, Ramazan'da Paris'teydim, ordan Viyana'ya geçtim,kısa bir Türkiye ziyareti, sonra ailecek arabayla Türkiye'ye gittik, döndük,liseli arkadaşlarımla buluştum,bir çok ders verdim, bir o kadar da aldım, çok insanla tanıştım, telefon defterime yeni isimler ekledim, çıkarmadım. Kimseyi silmedim. Sonra bir Hollanda ve İsviçre'ye . Bir gün sabah kalkıp Fransa'ya uçup akşam geri döndüm. Kızımın sarı kuşak kemer sınavına girdim.Her akşam şalgam içmeye başladım. Hala oğlumun ehliyetini göremedim.Kaç tren kaçırdım sayısını bilemedim. Tren bonus puanlarını keşfettim ve bedavaya kahveler içtim.( Trenlerden nefret ettim) Kur'an yarışmasında sunucu oldum. Ve bir sene geçmiş oldu :) 

2026 senesinden beklentim, elbette hayırlı bereketli bir sene olması tabii ki tüm ümmet-i Muhammed için. 

Şimdi sene sonu tık atmalık bir liste yapayım ve sonra bakayım hangisine tık atabileceğim // heyecan desen var:))


*Umre 'ye gitmek

* Annem ablam ve yeğenimin buraya gelmesi

* Fakülte arkadaşlarımın buraya gelmesi 

* Fıkıh alanında 8 temel eser okumak

* Arapça konuşma diline en azından giriş yapmış olmak.

Bu liste kabarmadan burada sona ersin, istiklal marşı ve kapanış ..

Yeni sene hoş gel, hayırla gel

Eyleyelim sende bol salih amel

Hasenat iyilik kaplasın bilâ bedel

Yeni sene dediğime bakma, mecazımürsel ..

Foto: Yaprak dökümü ile başladık bari devam edelim:)




30 Eylül 2025 Salı

Pazartesi vlog !!

 


Bugün vlog tarzı bir yazı yazmaya karar verdim. Bugünümü sere serpe yazacağım. ( Burada durup tdk'ya başvurdum, sere serpe ayrı yazılıyormuş. Bu yazıyı yazmaya başlamasaydım belki de bunu asla fark edemeyecektim hahshvhg) 

Neyse başlayalım.Pazartesi günümü vlogluyorumm.Hepsinin başına da bir 🌹 koyuyorum çünkü neden olmasın hdgdjljkf

🌹Sabah 5.20 kalktım,abdest namaz sonra bir saatlik kısacık bir işe gidip geldim.İş dönüşü kızımı istasyona bırakıp okula doğru uğurladım.Yolda ezberden Yasin i şerif  ve evrad okundu. 

🌹Eve geldim ve kendimi sıcacık yatağa atıp 10.00 a kadar uyku çektim.

🌹Saat 10.00 da uyandım. Kahvaltı, günlük rutin işler, kısa bir şarjlı süpürge yer silme toz alma tuvalet-banyolar halledildi, kedi kumu temizlendi, mama kapları yıkandı. Bulaşık makinesi çalıştırıldı.

🌹Beyaz çamaşırlar atıldı,ardından eşimle bir kahve molası.

🌹Günlük okumalar yapıldı 5 sayfa tefsir, 5 sayfa hadis, kutüb-i sitte.

🌹Spor saati biraz bisiklete binme, arapça video izlerken 8.dakika 47 saniye sürdü.. Yoruldum :)

🌹PS 4 Walking Dead oyununa başlamıştım bir saat oynadım. (Ben bunun gibi şeylere bi isim vermek istiyorum ama bulamıyorum..Hani dini açıdan nötr, yani yapsan sevap değil ama günah da değil ama bana iyi geliyor, iyi hissettiriyor, kafa boşalttırıyor.Birkaç seceneğim var" yaşam boşlukları" "hayat enerjisi" " bir nefeslik mola" "hayat öpücüğü " ( bu müstehcen oldu :))) neyse işte daha bulamadım arıyorum..

🌹Tabii ki Aşır okudum benim için günün en büyük nefesi bu..

🌹1 saatlik instagram ve x  boşluğu , gerçekten bazen boşluk dikkat etmem lazım içine düşmemek için saat kuruyorum ..gerçekten

🌹Pazartesi rutinim 2 market alışverişim , bugün 3 yaptım ve benzin aldım. Ve eşyaları hemen  yerleştirdim.4 alışveriş poseti oluyor genelde.

🌹Akşam yemeği hazırlığı, bu esnada Kur'an eğitim videoları açarım. Arkadan dinlerim.

🌹Yemek bitti ,çay faslı, bu arada çamaşır bitti kurutmadan alındı katlandı yerleştirildi.

🌹Bilgisayar başı saatleri, sınıf planları ve ders gündemleri hazırlandı. Hızlı geçmesini istediğim zaman dilimleri🥲

🌹Kıymadan köfte yapıldı ve buzluğa atıldı,tavuklar terbiyelendi beklesin yarın da onları atarım buzluğa, kara gün dostudur kendileri.

🌹 Benim takip ettiğim 4 ayrı ülkeden 4 ayrı vlog var , üçü  video atmış kısmetli bir gün, üçünü de izledim.1,5 hızla izliyorum. 

🌹Gün içinde tabiikisi de ev halkı ile konuşup,hasbihal ederiz, aksam yemeklerini mutlak surette birlikte yeriz.Şap şart

🌹Son olarak bulaşık makinesi tekrar boşalt,tekrar doldur, mutfak şöyle bir bak ve çık..

🌹 Bu arada şimdi bakıp saydım 19 kişiyle mesajlaşmışım.Genelde işimle ilgili.Vakıa suresi ve günlük ezber tekrarımla günümü kapatıyorum. 

Belki unuttuğum eklenecek bir şeylerim daha vardır ama yetti. Şimdi uyuyacağım. İyi geceler 🌹Rüyamda da devam ederim muhtemelen 😄😄

Not:Fotoğraf olarak hepimizi temsil eden bu resmi koymayı uygun gördüm:)) 





14 Eylül 2025 Pazar

Ye's ve umut arasında..

Ben..gerçekten..bazen..( çoğu zaman) .. çok...utanıyorum...

Gayrimüslim bir insanın canla başla bağıra çağıra başkaldırışını kıskanıyorum..

Aczimi, elimin eksikliğini, sesimin kısıklığını, gözlerimin bandını şikayet ediyorum..

Miracın şehri Kudüs uğruna, yerle bir edilen Gazze uğruna yapılan en ufak bir serçe parmağı kımıldanmasına dahi umutlanıyorum.. 

#mavimarmara #sumudfilosu 


7 Eylül 2025 Pazar

Akdeniiiz, akşamlarııı..

 

Frankfurt 'ta bir akrabamızın evinde piyanoyu görünce hemen o an aklıma gelen bir parçayı parmaklarımın ucuna getirdim.Hangi parça olursa olsun, hangi enstrüman olursa olsun tamamen kafadan ( kulaktan ) çalabiliyor olmamın ekmeğini pek  yiyemedim.. 


Notalar ve enstrümanlarla olan muhabbetim  7 yaşında tevafuken elime mininin de minisi bir el piyanosunun geçmesiyle başladı. Okulun teneffüs zilinin aynısını hiç uğraşmadan hemen çalıverdim.Bunun doğuştan gelen ve geliştirilmeye muhtaç bir yetenek olduğunu tabii o zaman anlamadım. Evdekiler de anlamadı. Sahi anlamış olsalardı da  tutup müzisyen olamayacağıma göre, üzeri örtülmüş de olabilir.. 


Birkaç sene sonra biraz daha büyük bir el orgu aldı babam. Ve flüt.. Aslında nasıl desteklenmesi gerekiyorsa kendi elinden gelen en fazla buydu bence de. Müziğe olan tutkum bununla kalmıyordu, şarkılar,türküler, besteler  Allah ne verdiyse mutfakta, odalarda, elimde kumanda ( mikrofon olarak kullanıyorum) hatta akustiği en güzel ortam olan banyoda sanatımı icrâ ediyorum:)) Evde kral fm dinlendiği için tüm babaların şarkıları hafızamda bir değirmen gibi dönüp duruyor. 


Seneler geçti, lise , üniversite derken benim bu yeteneğim, arkadaş aralarında hoş vakit geçirebilmek için fasıl ve sıra gecelerinden öteye gitmemiş oldu. Evlenince bir gitar aldım. Ona da vakit ayıramadığım için, bir kenara kaldırdım.. 


Şimdi buraya kadar, bende müziğe çok heves vardı da izin vermediler, gibi bir hava oluştu değil mi?:))Hiç de öyle olmadı. Ben ilahiyatçıyım ve müziği, notaları , ezgileri nağmeleri dibine kadar yaşıyorum ve yaşatmaya çalışıyorum.. Kur'an-ı Kerim'e her şey öyle güzel yakışıyor ki, ve müktesebâtımız öyle geniş ki, nihavend, rast, uşşak her makamda Kur'an okuyoruz. Bu bir teğanni değil, bu bir kültür, temsiliyet ve sunum. Allah'ın takdiriyle içimdeki bu müzik aşkı, yerini buluyor gibi hissediyorum, tüm boşluklar, yaşanılmamış duygular, eksiklikler doluveriyor. Ve bunun mesleğim olması bu manada çok değerli benim için.


He bir de akşamları helal dairemiz evimizde şöyle bir " akdeniiz, akşamlarıı" tıngırdatsak gitarımızla...çok mu şey:)) 

( İhya-i ulumiddîn'in önüne de ne güzel yakışıyor kerata:)))

31 Ağustos 2025 Pazar

Benim adım rutin..


Arkadaş sen seversin sevmezsin ben bilmem ama ben bir "rutin" insanıyım. Hatta benden rutinleri çıkarın bir şey kalmaz. Öylesine tutkulu bir bağım var. Gün içinde yapmam gerekenler listeme "tık" attıkça mutluluk hormonu salgılarım. 

Kendimi zorlamadığım,artık gına gelip  error vermediğim sürece, alışageldiğim bu işleri bırakmayı düşünmem. Disiplin, kurallar, çizgiler, kararlar.. Günümün verimli geçmesini sağlar,uzun vadede amaçlarıma ulaşmada da kolaylık verir. İbadetin de az da olsa devamlısı makbuldur.

Rutinleri ,kısır döngüye, tekdüzelik,sıkıcılık seviyesine getirmemek de senin elinde bence. Bu sene yaptığın şey ile seneye yapacağın şey farklı olabilir. Ya da rutinini bir versiyon ileriye taşıyabilirsin. " İki günü eşit olan ziyanda" hadisini böyle anlarım. Listelerime level atlatmalıyım,yoksa yerimde sayarım. 

Rutin deyince hani akla sabah 8 akşam beş eve gel yemek biraz otur yat döngüsü geliyor değil mi?Bir filmde şöyle bir diyalog var.

barney: you're in a rut.
ted: i'm not in a rut. i have a routine.
barney: ted, what is the first syllable in rut-tine?

Yani adam diyo ki tekdüzesin. Öbürü de tabiikisi de değilim rutinlerim var diyo. O da rutin ilk hecesi zaten tekdüze demek. 

Bir radyo programında dinlemiştim,rutin rahmettir diyordu. "Rutinler hayatımızın iskeleti gibi olmalı. Temel bir yapı sunmalı ama o iskeletin üzerini farklı renklerle farklı deneyimlerle doldurmak da bizim elimizde". Sonunda da Allah standarttan ayırmasın diye dua ettiler:)

Günlük okuduğum farklı kulvarlarda kitaplarım, sporum, evrâdım, surelerim, günde bir fincan türk kahvem, bulmacam, eğitim videolarım benim rutinlerimden ..Sizin rutinleriniz neler?:))  

(Yorum bölümünü yanlışlıkla kapatmışım, şimdi açtım, yorumların gelmeyişinin sebebi, yaptığım bu hata olmalı ... deyip kendini kandırdı :)) gmfydjgu

Foto: Rutinlerin çok dışına çıkıp arabası bozulanları çeken bir abimizin muzip çekici arabası..





22 Ağustos 2025 Cuma

Gerçekten bunun için miydi?


...tüm heyecanım, geri sayımlar, hazırlıklarım..Evet yurt dışında yaşayanlar iyi bilir ki, senede bir tatilin var, memlekete gideceksin ve gün saymaya başlarsın. Arabayla gideceksen poğaçanı sarmanı yaparsın, uykusuz ve bol gümrük beklemeli bir yolculuğun ardından sıcak,çok sıcak, fakat iyi sıcak memleketine gelirsin. 

Sıcaktan buharlaşmaya ramak kaldığı için düşündüğün, tasarladığın, hayalini kurduğun yerlere gid(e)mezsin. Başka bir faktör de kalabalıklar. Senelerdir akşam altıdan sonra samanların uçuştuğu bir kovboy kasabasına dönen bir yerde yaşıyorsundur, akşam sekizde dışarı çıkarsan ve hemcinsinle karşılaşırsan " aa insan" dersin ..oysa burada insan kütleleri akın akın üzerine geliyordur. 

Bir yeri gezmeyi veya bir tatil yapmayı planlamadıysan, ev ziyaretleri, yemek,  birkaç etkinlik ve kapanış vs. günlerini geçirirsin.Valiz aç, valiz topla, valiz topla etkinliklerini unutmayayım, önemli bir alan çünkü. Hayat pahalılığı ile ilgili milyon kelime yazılır. Şunu söyleyebilirim. Ben artık Almanya'da çoğu şeyi daha ucuza alabiliyorum. Yemekler dahil!! Türkiye'den kar amaçlı bagaja bir şeyler atma konusu geçmişte kaldı.

Bu izin ,benim için bir dönüm noktası oldu sanki. Zaten tahsilinden dolayı oğlumun Almanya'da kalmış olması eksikliğimizdi. 3 hafta ayrıca çook uzuuun geldi. Tabii ki ailemi görmek çok iyi geldi, cami ziyaretlerim huzur verdi, liseden arkadaşlarımla buluşmak motive etti. Ama ailecek sanki başbaşa biraz zaman geçirmek gerekiyordu ne bileyim..böyle hissediyorum şu an..

Neyse blogi bu da böyle bir paylaşım olsun. Kararımda sana haftalık paylaşım yapmak var ama bakalım. Geleli 4 hafta oldu. Bir daha ki izin postu daha iç açıcı olsun dilek ve temennisiyle 🙃

Fotoğraf: Ankara -Ulucanlar hapishanesi banyosundaki ihtar.


8 Mart 2025 Cumartesi

50-1

 


6 Ramazan 6 Mart..Bu sene de Kurban bayramı yine hacca denk gelmiş. Hem mübarek ramazan günü doğum günü kutlamak da neymiş. 

Dedim ya bu ramazan gaflet ve delaletten olabildiğince muaf vakitler yaşıyorum. İnanabiliyor musun blog, vitir namazında imam Allahu Ekber deyince rukuya eğilmedim henüz..O derece bilinç açık, farkındalık dozu yüksek:) Ki araba yolculuklarında uyuyabilen, dahası otururken uyuyabilen ( abdest bozmamak adına),  namazda uyuyabilmiş, daha fenası yürürken uyuyabilmiş ( 2008 umresinde yaşandı) bir birey olarak bu durum beni fazlasıyla sevindiriyor. 

Gelelim doğum günü faslına. Eşim Yasin 50-1 yaşına güzel bir ramazan günü ,orucun zirvesindesindeyken girmiş olmanın müthiş sevincini yaşadı:) Dahası 50.yaş da doğum günü ramazana denk geliyor. Olsundu, mübarek yaşlara, mübarek zaman dilimlerinde girilirse, daha efdal olur diye bir söz vardır. Yani yoktu da az önce var oldu..

Sonunda "Baba yorgun " Whatsapp'ten kurtulup Etiyopya 2025'e terfi ettik. Demek ki artık yorgun değil, neşit, çalışkan ve aktif. 

Yine ve yine kilo işiyle başı derde bulaşmış, arada işyerinde giriştiği küçük iddialar vesilesiyle yüzü gülmüş, perşembe günlerini iple çeken ( dönerstag) biri olarak, Türkiye'ye gidememiş olmak ve o güzel yemeklerden yiyememek büyük kayıp olmalı. Ama bizden zaten onsuz eğlenemedik, bir yanımız buhran ve sıkıntı ile, bir yanımız hüzünlü bir tebessümle izin yaptık bu sene. O da kedimiz leblebi ile, baba oğul buruk zamanlar geçirmiş olmalılar.

Her zaman mutlu ol, hep gül, hiç yaşlanmayan hep bir tarafı çocuk olan ( öğle uykusu:) yanınla bize neşe saçmaya devam et.Hayırlar şelalesinde yüz.Tüm bunları  yaparken de hepimizin herosu ol ve bizi düştüğümüz sıkıntılı durumlardan kurtar:) İnşallah Gs şampiyon olur ve seni üzmez. 

Ne diyorduk, 6 Ramazan 6 Mart, harika denk gelişler:) Elbet ramazan da bitecek..

Fotoğraf: Yasin hayırlar şelalesinde yüzerken.


5 Mart 2025 Çarşamba

Herkesin ramazanı bir başka bu sene


 Fit bir şekilde ramazan giriş yapmanın maaşallahlık haklı sevinci içerisinde oluşumuzu kutlayalım bugün. Ben kutlayım yani. Yani öyle bir hazırdım ki süslü ramazan seccademe koku bile sürdüm. Namaz feracemi tamir ettim.Ramazan temizliği yaptım, caminin panosunu değiştirdim, plan yaptım, yapılacaklar listesine tek tek tık attım. İmsakiyeyi mutfağa astım. Tüm bunlar koskoca, iş gibi görünmeyen işler. Bazı işler böyledir, miniktirler ama harekete geçene kadar 50 kat oluverirler.

Ramazan hatminde öndeyim inanabiliyor musun sevgili günlük. Önden gitmek ne kadar rahatlatıcı bişey. 

Ramazan yemekleri çarķını da eşim hazırladı, o da ramazan çok hazır, ne yemek yapacağım derdi olmadan, çarkı çeviriyoruz, o gün ne çıkarsa o pişiyor. Tabii ki çarkın içindeki yemek listesini biz doldurduk, elin listesiyle olur mu, maazallah sebzemsiler çıkıverir..

Bu sene Almanya'da teravihlerde patlama yaşanıyor, marketlerdeki ramazan süsleri ve ürünleri hınca hınç kapışıldı.Herkeste bir telaşe, sanki yalnız değilim, herkesin ramazanı daha bi başka bu sene. Bazen özenti, bazen gıpta, bazen hasetlik ile çıkıp geliverse de bu duygular olsundu, herkeşler birbirine aşılasın, sevinsin. 


17 Ağustos 2024 Cumartesi

2 haftalık hızlı bir vlog!



Ben buraya şimdi hızlı bir izin vlog atayım,hızlıca çarçur ettiğimiz 2 hafta Türkiye'de bir çırpıda  nasıl geçmiş ,buraya gelip okuyup, hönkürebilirim.


Annemler aniden bu sene İstanbul'a taşındı, biz de bileti Ankara'ya almışız tabi. Uzuuun bir yolculuk planları göründü, 3 hedef şehir var, İstanbul,Ankara, Çorum. Bu sene eşim yok  ben oğlum ve kızım .Oğluma diyorum baba olmadan nasıl geçiyor, korkunçlu diyor :)

İlk hedef  Çorum. Babaanne-dede evinde 4 gün planladık, planlarımız  genelde serin ve kurak Avm'ler üzerineydi zaten.Çocuklar Avm yi güzelce hortumladılar, ben de onlar beğensin, onlar alsın diye peşlerindeyken sadece bir gömlek alarak Çorum'u terketmişim, hayret..

Çorum'da Borabay gölü var, orada pikniğe gittik, biz görümcemler ve büyükler olarak çocukları eğlendirelim fikri var tabi ,ama onlar internet çeken yerde mutlular, bunu unutmuşuz..Bana iyi geldi.


Çorum'dan İstanbul'a akşam 9.30 da başlayıp sabah 7.30 da son bulan bir İstanbul yolculuğu yaptık, 3 kisiyiz kim cam kenarı kim tekli koltuk kavgası yapmayalım diye hepimiz tekli koltuk alıp tren gibi sıralandık. Çok mantıklı oldu. Bundan yaklaşık 8-9 sene önce yine aynı şekilde üçümüz otobüs yolculuğu yapmıştık,Çorum'dan İstanbul'a. Otobüs mola verince oğluma biraz hava almak ister misin diye sormuştum, o zaman küçük ve bıcır bıcır kızım, ben de istiyorum, ama benim havam pembe olsun demişti. Aynısını molada canlandırdık Flash tv oyunculuğuyla . Mükemmel oldu:)) 


Almanya'dayken İstanbul taşı torpağı altın şehre gidiyoruz, bir gün gezeriz, bir gün dinleniriz diye düşünmüştük . Oraya varınca bunun böyle olamayacağını çok geçmeden anladık tabi. Annemler yeni taşınmış,ablamın da arabası var ama o trafiğe araba mı çıkar? Zaten "Seni kaybetmek Beylikdüzünde yaşamak gibi" diye bir şarkı yazılmış semtte oturuyorlar. Ben google haritasının 5 km yakınlarda gidilebilecek yerleri taratıyorum sürekli:))Amatör İstanbul turistleri olarak tecrübesizlikten, gittiğimiz yerlere taksiyle gitmek durumunda kaldık. Gideceğimiz yere bakıyorduk, metrobüs veya otobüs 2 saat yazıyor, oo çok deyip taksiye biniyoruz iki buçuk saat oluyor:))

Böyle böyle Ayasofya, Sultan Ahmet, Gülhane Parkı , ( bunlar yanyana zaten:)), Gs Stadı, Büyükçekmece sahili, bazı avm'ler, veee  iki kez de pazar yaptık , bence büyük başarı. Yalnız arkadaş, siz nasıl yaşamak var Türkler .. Her şey ateş gibi pahalı. . Maaşlar mı yüksek, heryerde kuyruk var, herkes yiyor içiyor, alış veriş yapıyor, benim Çorum'dan aldığım gömleğe yan bakmazlar..

Neyse bu şekliyle anne-abla evinden ayrılıp, Ankara'daki abla evine hızlı tren yolculuğu yalarak gelmiş olduk, yengem yeğenler herkes oradaydı ve buradan zaten Esenboğa ve oradan da Almanya. İstanbul'da da abimi görmüştüm, hamdolsun herkesi dünya gözüyle bir kere daha görmüş oldum. 

Yediğim, içtiğim, aldığım..hiç gözümde yok, sevdiklerimle hasbihale geldim, dünya gözüyle bu yaz da göreyim diye geldim, birlikte gülmek için, dertlerimizi anlatıp, dert dinlemek, mutluluğa ortak olmak için. Hem bir bal peteği ile tanıştım ki, bir gören pişman, bir görmeyen..Yeğenimin oğlu 4 aylık, feci ... Çorabını ayağından çıkarıp aldım, kokusunu saklamak için napılır acil yardım:))

Evet böylece 2 haftanın sonuna geldik evimize, eşim bizi özlemiş, hasretimizden bir deri bir kemik kalmış, dedim ki keşke biraz yeseydin, o da dedi ki yok hiç bir şey boğazımdan geçmedi.. ( Buralar ironi içerir:))


Not:   Yakında ablamın oğlunun düğünü var, şimdiden biletim hazır diye ayrılırken fazla ağlamadım:))))

4 Ağustos 2024 Pazar

Möhendis loading..


 Açılın bakayım şurada bugüne bugün, bir üniversiteli annesi olarak bloga giriş yapmış bulunmaktayım😄 Üniversiteli olmanın adeta aslanın ağzında olduğu zamanımızda, annemin tabiriyle " A" yazmadan çok rahat çok profesyonel olarak öğrenci kimliği almaya hak kazanmış, sınavlardan bir gün önce birkaç saat ( Bazen de pas geçerek) kitap ile tanışıp bi helalleşerek sınava girmiş, yüksek not almanın gereksizliği ve sadece  geçecek kadar bir not almayı felsefe edinmiş bir genç.😊 "Zeki olup çalışmamak mı, zeki olmayıp çok çalışmak mı " diye ara ara arkadaş sohbetlerinde konuşuruz ya hani , oğlum birincisini temsil eder, ben ikincisini. 

Kabul edildiği bölüm informatik, yani yazılım mühendisliği diye geçiyor, baba mesleği. Okulu da liseyi bitirdiği binanın hemen karşı tarafında. Güvenli alanının içinde, tanıdık yerler, bildiği tren, aynı yollar, yeni keşfetmesi gereken bir şey yok, ve bu benim oğlum için önemlidir ve tercih  sebebidir. 

Hayat her dâim sana gülsün oğlum, açılan yeni sayfanda hayırlar ve bereketlerle karşılaş e mi? 


( Ramspark , İstanbul ,26 Temmuz Cuma )



7 Temmuz 2024 Pazar

Doğum günü yazısı değildir😆


Başlığı doğum günü yazısı gibi atmazsam, dogum gününden doğum gününe bloga yazıldığı anlaşılmamış olur düsturuyla siteye giriş yapmış bulunmaktayım. Niye yazamıyorum kelimelerim mi bitti, ihtiyaç mı tükendi, mürekkep mi az geldi, zaman mı yok( son seçeneği uzun zaman öncedir mevzu bahis etmiyorum çünkü zaman yok deyince yok oluyormuş yazın kesin bilgi:))

Şairlere derlermiş ki, dert sahibi ol ve yaz inşallah. Yazmak için de bir tetikleyici güç gerekiyor. Dert, sıkıntı, duygu patlaması, boğazına kadar gelen kelimeler, çıkarsa biri incinir çıkmasa daha iyi..yazılsın..

Ben şimdi benim dert ortağımın 48 yaşında olduğunu ilan edecektim, noldu ki şimdi.. Eşime diyorum ki, seninle konuştuklarımız gıybet kapsamına alınmıyor sanki ilâhî dergahta, öyle olduğuna kalben inanıyorum,yoksa nice olur halimiz😅. Burada imojiler koyarak yumuşatmaya çalışacağım. 

Seninle gezmelerimiz tozmalarımız pek bi azaldı,hatta Türkiye'de de " baba yorgun" du. ( Hatta gezme tozma azalması bilirsin benim moda pek iyi gelmez) Ama olsundu, yaş ilerledi azcık sakinlik daha çok sohbete sebep olur. Ama sohbetli gezmelere hayır demem değil mi😊 Hele ki sıcaktan bunaldık diye Türkiye tatilini kısa kesen duymamıştım, gerçi geç gelseydik kedimiz leblebi hakkın rahmetine kavuşacakmış,kesin seninle telePati yoluyla anlaşmıştır, çünkü sana bayılıyor🥰

Sonunda kaç yıllık  hayallerine kavuşup, bir televizyon alarak tüm güzel eski filmleri yeni televizyon hatrına tekrar izlemek...beni çok mutlu etti😃cümlenin sonu şaşırtmış olabilir ama küçük mutluluklarla ( peki 2000 euro) mutlu olmayı bilmeli insan. Ah bir de yedikleri kalori ve kilo olmayan bir hayat olsa.. Cennette olacakmış inşallah kavuşuruz.

Yeni araba, yeni bulaşık makinesi, yeni waffel makinesi,yeni silex ee onlar da eskiyor bizimle.. Mal canın yogası, bir şey bozuldu para gidiyor diye insan sevinir mi? O sevinmese bile üzülmez, o yüzden ben de üzülmem, can sağlam kalsın, sağlık olsun.

Sen tatlılığını tenezzül buyur, bırak hayat acı ,eşyalar bozuk kalsın,cimbomlar şampiyon olsun, dönerler tabaklarda coşsun, Lindt'ler ağızlarda erisin,bilgisayarlar masalardan kalkmasın, koltuk+kumanda çok yaşasın, havalar nasıl olursa olsun,bizim havamız yerinde olsun 😄 




30 Aralık 2023 Cumartesi

2024 ,ne çok sayı!

Yılbaşına 2 gün kalmış,fener -cimbom maçı arabîler ve kemalîler maçına evrilmiş bir akşamdayız. Dışarda patlayıcı maddelere şimdiden başlamışlar öyle ya herkesin bir telaşı var.. 

Biz de kendi telaşımızda.. Telaşımızı söylüyorum hemen, dinlenme telaşı:) Aynen, güzelce, hızlıca bir dinlenmeye geçiş modu. Nasıl daha iyi dinlenebiliriz,dinlenme kalitesini arttıran unsurlar,  acilen dinlenme modları neler, dinlenmemizi bozan işlerden koşarak uzaklaşma vb. :))) Bir film listesi oluşturduk, ailecek oynanacak oyunlar da dinlenmenin bir parçası, birkaç film ve birkaç oyun daha oynadık mı listeyi tamamlayacağız. İnterstellar, Marsianer, Cast away, Con air bitti , all us are dead bölümleri de ben çocuklarla bitirdim. Listede daha Buz lightyear, Mobydick,i'm legend, world war ,Armagedon,çizmeli kedi var. Okey oynandı, uno skippo 2 el . Ben bu oyunlarda niye başarısızım çözmeye çalışıyorum.. Analık ve merhamet  dozumu bu tip oyunlarda düşürmem gerekiyor.

Aile takvimimiz hazırlandı, 2023 sayfasını kapatıp tertemiz bir 2024 dosyası açmaya hazırız. Çok kan, çok acı dolu bir sene olsa da hep umudumuz bâkî. Evet o kardan aydınlık sabahı bekliyoruz. Düştüğümüz yerden kalkarız, toparlanmamız da fazla zaman almaz, su çekilir, yaralar sarılır, kaldığımız yerden devam ederiz, müslüman duruş bunu gerektiriyor. Uzaktakine kolay belki bunları söylemek,ama ben bunları, şehadetleri  burnunun dibinde olanlardan duyuyorum,hem de her gün. Demek ki doğru. Yeni bir miladî sene için Allah'ın rahmetinden en en en çok nasiplensinler istiyorum. En güzel rızk, maişet, ferahlık,bolluk,emniyet, en güzel ne varsa onları bulsun. Bize de olsun, istemeği yazmış mevlâ, istemek ayıp olsaydı, yazar mıydı kuluna?

Not: Buralarda umreye gitmeyen beş kişiden biri olabilirim:))




4 Aralık 2023 Pazartesi

41, boşluklar ve dolgular..

40'ı devirdik klasik düşünsel, sorgulayıcı, toparlayıcı doğum günü yazısını yazabiliriz..

Tabi yine fotoğraf galerine bir bakış atmam gerekti.Unutuyorsun, son birkaç haftan iyice aklında. Öncesi uzak oluveriyor insana ne garip.. Buraya yazacaklarım da son haftalardaki his ve ruh halim olacak kesin. Ömür de böyle işte, mâzî derler .. Arapçada bu kelimenin kökü medâ, geçip gitmek demek. Sadece geçmek değil, geçip gitmek. Geçmekle kalmıyor, pekiştirme olarak bi de gidiyor. Arapça çalışmalarımın meyvesini yiyorum şu an:)))) 

Yine yoğun giden bir seneyi kapattım. Belki her ay bir iki uçuş yaptım.Tren yolculuklarımı sayamıyorum bile. Araba km. hesabına geçsem yine hesaplayamam.Hatta geçenlerde zincirleme bir kazaya karışarak araba Seyr-u sefer dolu bir seneydi yine. Hani Evliya Çelebi "Şefaat ya Rasullah" diyeceğine dili sürçmüş de "Seyahat Ya Rasulallah!" demiş ya. Dışarıda olmak, hareket etmek, farkında olmak, teyakkuzda olmak...ne bileyim boş bir seyahat değil, Allah için bir harekette bulunmak. Elhareketü bereketün diyeyim ve arapça dosyamı fazla abartmadan bu veciz cümleyle kapatayım. Jchdyfih

Önümüzdeki sene için online ders saatlerimi bitiriyorum, biraz yoğunluğum azalıyor demiştim ki, dün reddetmeyeceğim bir teklif geldi. Meğer galiba bu yeni görev için işlerimi azaltıyormuşum, ben böyle yorumladım..

41 yaşımın ilk icraatı olarak, sabahları çocukları yolladıktan uyumamaya karar verdim.İnanılmaz bereketli gidiyor. Gençleştim resmen bu kadar mı farkeder.xhkxhxk.Mesela şu an saat 9.30 ve ben günlük rutin banyo tuvalet kedi kumu temizliği;günlük rutin toz alma etkinliği; pazartesi rutini mutfak temizliği ( Çaydanlık ve tezgah cifleme); kağıt kürek düzenleme; yemek için ön hazırlık safhası;yine  günlük rutin ev havalandırıp yatak toplama ve tüyleri toplama, günlük internet kotamın 1. bölümü (bunun için günlük  toplamda 3 bölüm ayırıyorum) gibi işlemleri geride bıraktım bile. Geciktirmeden doğum günü blogumu bile yazıyorum yav daha ne yapayım :)))

Kültür fizikte bu sene bolca kitap okudum diyemem, bolca alanımla ilgili makale okudum diyebilirim. Yasin'i esir alarak ve (bazen de oğlumu) izlediğimiz The Walking Dead aşırı beğendiğim ve bu seneme damga vuran bir faaliyet oldu. Onlar izledi benimle beraber 2. izleyerek tarafımca esir alınmış oldular akşamları. Çünkü kendisi 11 Stafel den oluşuyor her bir Stafel( Türkçesini bilemedim) içinde kendi bölümleri var. 3 ay süren bu maceramız geçenlerden bitti ve bir boşluk oluştu. Ama sahi bana bir teklif gelmişti ya hani, oluşan boşluklarım doldu işte yine fjcydufk feiza  ferağte fensab ... Arapça  :))

Kore dizileri in, hint filmleri out. Bollywood çöktü. Kültürlerinden uzaklaştıkça sempatimi kaybettiler. Çekik gözlüler de bu boşluğu doldurunca epey kore dizisi izlemiş oldum. Ama şu ara zombi gözlüler, yürüyen çürükler  favorim.:)) 

Peki bu kadar diyelim bugünlük, ben sabahları uyumamaya devam ettikçe daha çok yazacak gibiyim haydi hayırlı vatana millete:) Güzel olsun ,hayırlı olanlar olsun ,başımıza iyi şeyler gelsin..Ümmet dirilsin.Zalime zalim densin..
 
Ne demişler 

Mü'minler islama karşı durana
Biraz öfkelenip kafayı taksa
Esir mi olurdu Mescid-i Aksa 

Vesselam..

( Fotoğraftaki sevimli ördek , kızımın hediyesi. Kaldığım otele götürdüm:) çünkü neden olmasın )





30 Ağustos 2023 Çarşamba

Avm tatilimiz:))

Bir sene Türkiye'ye gitmeyi bekledik, hayal, plan, napsak, nereyi gezsek onca kafa yorduk, alttan çizdik, üstten yonttuk. Sonuç mu? Şu kelimeleri dizeyim kısaca . İptal,bozuk, yok, bitmiş, neyse,boşver, amaaan vb.bilimum türevleri:))Dur hatta şöyle maddeleyim.
1. En başta yola görümcemlerle çıkalım dedik, silecekler bozuldu. İptal.
2.Zor kıyamet çıktık ancak İlk ayarladığımız iki gün Bosna iptal,( Arabaya güvenmiyoruz)
3.İstanbul 3 gün iptal (Arabanın pertini düşünüyoruz burda)
4.Çorum'dan Trabzon gezisi iptal ( ailevî nedenler,olabilir sorun yok)
5.Eşim ve oğlumun İstanbul maç gezisi iptal ( Bilet bulamadık) 
6.Eskişehir'den Kastamonu'ya mı geçsek ( dememiş olalım, boşver)
7. Bursa? ( Bu sıcakta kim iskender kuyruğu bekleyecek)
8.Erken mi dönsek, dönüş tarihini ileri çekelim.
9.Sapanca'da tuttuğumuz villa nolucak son 2 gündü? ( Artık umrumuz değil)

Ya bilmiyorum sıcaklar mı bunalttı, çocuklarımızın artık çok da zevk almaması ve yaşadıkları yeri özlemeleri mi , yoksa kedi Leblebi'ye olan hasret mi, arkadaş biz bu sene Türkiye'de vakit ge-çi- re-me-dik.
Zaten ilk önce gidiş yolunda arabamızın 5-6 kez uyarı vermesi ile baştan belli oldu. Sonra ben aldım arabayı ve ellerimde tabi uysallaştı sahibinin kaymak gibi sürüş tarzını özledi tabi ( Burda eşim okuyup bi tebessüm eder kessin) . Araba yolculuğu zordur, meşakkatlidir ama zevklidir, gurbet yolcuları akın akın memlekete koşar, ilk gümrükten son gümrüğe kadar, tanış ola ola gidersiniz.Her girdiğiniz kuyruk bir pişmanlıktır, keşke yan kuyruğa girseymişsinizdir, sizin sıranız hep kurudur:) En büyük düşmanınız, sizin, biraz iyi ilerleyen kuyruğunuza sızmaya çalışan yan yan kuyruktaki araçtır.Vatanımı savunur gibi savunurum sıramı:) 

Edirne'de hasene çadırında dinlenme fikrimiz bile iptal oldu yahu. ( Dışarda köpekler vardı korktuk, yani ben korktum:)O gece İstanbul'a gitmeyeceğimiz için Edirne'de otelde kaldık, ve Best döner'de en kötü döneri yedik. 

Sonra ne yaptık. Yedik, yedik ve yine yedik. Fakat iyi yedik. Burger King, Tavuk dünyası , kfc ne bulduysak yedik. Artık bizim için bu tatilimiz bir Avm tatiliydi ve bunun için elimizden ne geliyorsa yaptık. Hatta Ankara'da çocuklarla eşim sabah 10 dan akşam 6ya kadar avm de kalarak rekoru kırdılar, çocuklar akşam bi tuhaf bakıyorlardı yani o kadar:)

Çorum'un güzel, bakımlı, klima soğukluk oranı gayet iyi ayarlanmış Avm sinden bahsetmiş miydim? Çorum'a uğrayan herkes bu eşsiz yapıyı mutlaka ziyaret etmeli, mağazalarından alış veriş yapmalı, mescidinde 2 rekat namaz kılmalı ( İroni içerir:) 

Neyse şunu iyi ki yapmışız bari dediğim şey, tabiiki ailemi görmek hasbihal etmek, dostlarla iki muhabbet etmek her şeye değer, bu çok başka elbet. Çorum'da klasik aile pikniğimiz ( Yeşil göl, Laçin),görümcede sabah kahvaltılarımız, Eskişehir'de kız kıza takıldığımız gün
 ( acaba tam olarak ne zaman "kızlar" demeyi bırakırız:).Ankara'da ablacımın anne evi gibi rahatlığı ve sıcaklığı  ( ama keşke o kadar sıcak olmasaydı:)) Yeğen Şeyma'nın gelin evi. Abicimin doğum gününe denk gelmemiz yine:) Birlikte yediğimiz dondurmanın bile tadı başka oluyor.Akşam  bir gün eve aç geldim. Annem dolma yapmış,taze fasülye de var. Karpuz,ekmek..Lezzetten gözlerimden yaş gelcekti nerdeyse ( Burda eşimin suratı büzüşüyor)   Lezzet, ağız tadı, bunlar ortamla alakalı durumlar olabiliyor çoğunlukla. 

Ankara'da çok bereketli arkadaş buluşmalarımız oldu. 25 seneyi devirdiğim dostum, ayrıca 23 seneyi devirdiğimiz dostlarımla buluştum. Araya ne kadar sene girerse girsin, muhabbet baki kalıyor. Kaldığın yerden devam ediyorsun..

Neyse biz bi yandan sıcaktan bunalırken, erkenden dönme planlarını gizlice bilinçaltımıza yerleştirdiği için erkenden yola çıkma fikrini kolayca kabul ettik. Hikmetten sual olmaz ya, bu arada bakıcıya verdiğimiz kedimizin durumu bizim yola çıktığımız gün kötüleşmeye başlıyor. Eve geldiğimizde geç saatti almaya gidemedik tabi leblebiyi. Ertesi gün aldık,almasına da bıraktığımız leblebi değil bu. Bi tuhaf. Tepki vermiyor,hareketler yavaşlamış,uyuyor paso. Akşam kalp atışlarının normal olmadığını farkedince sabsh ilk iş doktora gittik. Tetkik, araştırma,röntgen şu bu derken 3 gün hastanede kaldı yavrumun meğer kalbi varmış. Tahminimiz sıcaklar da bu hastalığını tetikledi. Bakıcı kadının evi çok sıcaktı. Şimdi iyi hamdolsun. Yaşayacağı kadar bizim yanımızda yaşasın.

Velhasıl farklı başladı farklı bitti bu seneki izin. Tabiiki Rabbimin planı var, bizim aciziz ama tabiiki bir düzen ve plan yapılmadan da rota belirlenmiyor ki, sonuçta eş dosta gidilecek, evdeler mi onlara da uydurmak gerekiyor. Zor bu işler gerçekten bu sene bu yönden çok zorlandığımız bir izin oldu. Hepimiz salimen eve geldik ya bu en büyük mutluluk. Hamdolsun verdiğin nimetlere sağlık ve afiyete .Haydi selametle👋👋

( Sanatçı, bu fotoğrafı, izin dönüşü, çocuklarının Avm'leri yağmalamalarından elde edilen ganimetleri dolaplara nasıl yerleştireceğini düşünürken çekmiştir)

23 Şubat 2023 Perşembe

Tam 12 'den ..

Benim hâlis muhlis kidim 12 olmuş, büyümüş serpilmiş, ayakkabı numarasıyla, ceket boylarıyla, burnundaki küçük tatlı sivilceleriyle, kaşının ortasındaki kızgınlık çizgisiyle..Her şeyiyle  belli etmiş. Ama tabi bizim gözümüzde gram büyümemiştir, bebekliğini koruyordur. Bu değişmez.

Kızım bu sene yaz tatiline bir hafta kala hayatında vereceği belki de en önemli kararı aldı, Allah'ın ayetini başına taktı. Ben de izine gidip gelince olsaydı, hem kıyafet vs alırdık diye düşündüm biliyor musun sevgili vlog, ne nankörlük:) Ama illaki takıcam dedi, hatta arkadaşlarıyla buluşma öncesinde hazırlandı, benim dolaptan bir şeyler bulup buluşturup kombin yaptık, öylece gitti.  Şimdiye kadar bir sorunla karşılaşmadık ama karşılaşmış da olabilir çünkü ketumluğundan ser verir sır vermez.Arkadaşının bırak sırrını, yaptığını ettiğini bile söylemez, arkasından konuşmaz ,yani ben duymadım. 

Küçük kızım, babasının küsmükçü prenses kızı sürekli bize küser, yani masaya küsebilir, saate küsebilir, defter kitabına küsebilir. Kaşını çatınca kaçacak yer ararız. 

Hoşlanmadığını çok çabuk belli eder ve söyler, asla yapmacık olamaz, üzülünce gözyaşlarına hakim olamaz, mesela dün Çorum'a herkesten önce gitmek için ağladı:)Canı sıkılınca anneyi arar, anne hep telefonun ucunda hazır asker gibi beklemelidir, mazallah ulaşamazsa küsebilir. 

Küsmek demişken bestie'si Zahidenur ile konuşmadilar bir süre. Bir süre demisken yani 3 ay.Bu süreçte ikisi de birbiri hakkında konuşmadıkları için küsmelerinin sebebini bilemedik. Hala da bilmeyiz. Hatta ortak arkadaşlarıyla bir yere gittiklerinde konuşmuyorlar ama yine de gidiyorlardı. Neyse karşı tarafın adımıyla barıştılar bakalım. O barışalım demeseydi, bu küslük daha ne kadar sürerdi, tahmin edemiyorum.

Kızım ne sever...İskender sever, pizza, kıymalı poğaça, babasının spesial yemeği " yakışıklı" yı, annesinin ıslak kekini, ama yemeklerden de çabuk sıkılır. Çok sevdiği bir sey olsa bir ay çok yerse sıkılabilir( aynı ben). Annesiyle Wetzlar Forum alısverisini sever. Orayı Türkiye Avm'lerine benzetiyor. Gönlümüzce alışveriş yapıp, pizza yiyoruz,sonra da waffel, fixledik bunu.

Ne sevmez, kendisi hakkında konuşmayı, övülmeyi sevmez. Niye övüyoruz ki, gereksiz yani ona göre. Hayattaki pek çok şey gereksiz. Fazla konuşmaya ne gerek var mesela, gezip tozmaya. Ev işlerine de gerek yok, ama doğum gününde odasını süsleyeydik iyiydi:) Hemen babayla elbirliği ile süsledik. O gereksiz değilmiş mesela. 

Konuyla ilgili veciz bir söz ekleyip, 12 yaş yazını da bitireyim. Hayat boyu gül, sana çok yakışıyor, İnşallah bir gün hayırlısiyla  İngiltere'ye gidebilirsin ve inşallah kayıp kedi Füsun bulunmuştur.Ve inşallah alacağımız kıyafetlerin hepsini sırasıyla giyersin ve bowling'de herkesi yenersin:)))

Şekerim şekerim şekerim dersin
Bazen küser giderim dersin,
Şekerim şekerim dersin,
Sen de şeker çok şekersin

Selamün Aleyküm 18!

İnsan doğar, büyür ve gelişir, bu zaman içinde fgmddhf  diye başlayan kompozisyon sınavları.. sınavlarımız. Aradan 30 sene geçti ya bizim ilkokul çağlarımızdan, acaba hala yazılarına böyle başlayan öğrenciler var mıdır:)  Doğru ama, doğuyor, büyüyor, gelişiyor tabi  benim oğlum gibi. Çok küçükken başlamışım buraya yazmaya. Şimdi geriye bakıyorum, okuyorum, bir zaman makinesine binmiş gibi neler yapmış, ne hissetmiş görebiliyorum. 

Taha Bilal 18 yaşına girdiğine kendi bile inanamıyor, bırakın beni:) "Wahnsinn "( Çılgınlık)  derken yakalıyorum onu. Bu zamana kadar hayattan bazı çıkarımlar yaparak ilerlediğini düşünüyorum. Derslerde uyumanın tekniklerini geliştirdi mesela. Artık kot pantolona alerjisi yok. Sırt kütletmenin farklı fonksiyonlarinı keşfetti.Diş tellerine alıştı. İş hayatına atıldı:).Çoğu zaman ( sacları uzunken) mütemadiyen Harland'a benzetildi. Hatta Türkiye'de fotoğrafını bile çektiler yanına durup:))Sonra saçını kestirdi, pişman oldu. 

Bir cecam yenge olarak ( bana böyle sesleniyor) beni sevdiğini düşünuyorum. Babasından ve kızkardeşinden memnun olduğunu hissediyorum. Hissettiriyor da zaten. Benim liberal bir dindar olduğumu söyledi geçenlerde.Ev onun için hala güvei bir alan. Bazen bu alandan çıkmasını istiyorum, gönluñce gezmesini, dolasmasını... Mesela eskiden okulla gittiği Heidelberg'e yalnız gitmek ister çoğu zaman. Saatini erkenden kurup sabah çalınca vazgeçer uykuya yenilir. Bu yaşlarda güzel hatıralarının olmasını istiyorum. Geriye dönüp hayıflanılacak güzel ve dinamik bir yaş. Biz de 18 olabilsek di mi? 

Evde bir sevdiği daha var tabiiki yebyebis ( Leblebi kedimiz) Sanki biyolojik kardeşi gibi davranıyor:) Bana sürekli kedi videosu yolluyor. 

Okul hayatı?  Öyle ,böyle, şöyle.. İş hayatı ? Babasının işyerinde 2 haftalık staj ve çikolata fabrikasında haftada bir çalışan. İkisini kıyasladığında yazılım şirketi iyi diyor. Gelecek kaygısı gecen sene daha fazlaydı bu sene azalmış gibi görüyorum.

Airpod düşmanı oğlum ( sürekli kaybettiği için) , Barış Manço sever oğlum, ehliyetini bi' türlü alamayan oğlum, ergenlik hareketleri yüzündeki sivilcelerle birlikte sönen oğlum, hayatında hep iyilerle ol, iyilerle karşılaş.. Kankin, bro'n cecam yengen..

Arsiv

FEEDJIT Live Traffic Feed

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...